1
  • BIST 1.127
  • Altın 475,019
  • Dolar 7,8225
  • Euro 9,1449
  • Antalya 35 °C

ARPALIK

Teslime Tosun

KÖŞEBAŞI

ARPALIK

Arkadaşlar Türk Siyasi literatüründe "Arpalık" diye bir kavram vardır. Bunlar devlete ait kurum ve kuruluşlarda yönetim kurulu üyeliklerine denir. Buraya üye olarak atanan kişiler mesai yapmadan, ayda bir toplanırlar veya toplanmazlar ama her ay hesaplarına günümüz şartlarında oldukça iyi maaşlar yatırılır. Yönetim kurulu üyelik kriteri ise öyle liyakat, miyakat değildir. Atayacak etkili ve yetkili kurumların başındaki kişilere yakınlıkları ölçü alınır.

 

İki gün önce köşe yazımı bitirirken Büyükşehir Belediyesi şirketlerine yapılan yönetim kurulu başkanlarına ve yönetim kurulu üyelerine hayırlı olsun diyerek yazımı yönetim kurulu üyelerini sizlere tanıtacağım diye yazmıştım.

 

Yazmaz olaydım.

 

Birisi arıyor, Belediye şirketlerinden birisinin yönetim kurulu üyeliğine atanan kişi için "O bizim kardeşimiz. İyi bir insandır", diğer bir tanıdık arıyor "Sen bilmezsin abim. Filanca abin aslında seni çok sever" Hatırını kıramayacağım bir başkası arıyor, "Yahu Teslime uslanmadın gittin. Filanca bey bize çok lazım. Seçimde çok çalıştı. Olması gerekenler yerine getiriliyor". Uzun yıllardır tanıdığım ve terazinin ortasından tuttuğuna inandığım bir başkası ise "Sanki daha önce o koltuklarda yandaşlar oturmuyordu. İlk defa siyasi bir atama yapılmıyor ki, daha önce o koltuklarda maaş alanları yazman gerekiyordu, şimdi bunları yazmaya yüzün olsun" dedi.

Eh yani. Benden başka hepsi haklıydı.

 

"Ama benim ne yazacağımı siz nerden biliyorsunuz ki?" diyeceğim. Diyemeden ağzıma lafı tıkıyorlar. Bu kadar mı kötü imajım var milletin üstünde anlayamadım. Halbuki yazmak istediklerim bambaşkaydı.

 

Mesela geçtiğimiz günlerde adliyeye gittim. Dosyalarım ne alemde diye bir kontrol edeyim dedim. Hani kimliğinizi veriyorsunuz hangi mahkemede davanız var çıkartıyorsunuz. İşte onu yaptım. Yeminle size arkalı önlü 4 adet A4 kağıdına sığmadı savcılık soruşturma ve mahkeme dosya numaralarım. Maşallah (yüz kızartıcı suç hariç) yok yok yani. Kendime iltimas geçtim, başkası olsa vallahi "Bu kadın suç makinası" diye haber yapardım.

Halbuki yazacağım yazımda benim savcılık dosyalarımı geçen UKOME yönetim kurulu üyeliğine atanan İYİ Parti İlçe Başkanı Mustafa Gönenç beyi tebrik edecektim. Sayın Gönenç'in sabıkası olmasa bile yargılandığı dosyaları vallahi benden fazla.

 

Mesela Lastikçiler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Sayın Bayram Dal beyefendiyi de çok çabuk siyasi manevra yeteneğine sahip olduğu için tebrik edecektim. Öğrendiğim kadarıyla Sayın Dal, AESOB Başkanı Adlıhan Dere ile kuzenler. Siyasi manevra yeteneğinin genlerden geldiğine kanaat getirdim.

Gibi, gibi bunlara benzer şeyler yazacaktım.

Ama yazmayacağım!

 

KAVRAMLARIN İÇİ BOŞALDI

 

Geçtiğimiz günlerde Muratpaşa Belediyesi meclisinde Deniz Gezmiş'in fotoğrafını masaya yapıştırdı diye ortalık karışmış. CHP'li Meclis üyeleri ile MHP Muratpaşa İlçe Başkanı birbirlerine girmişler. Ardından sosyal medyadan MHP Muratpaşa İlçe Başkanı Talu Bilgili bir açıklama yapmış.

Madde madde sıralamış. Diyor ki sayın Bilgili, "Bunun üzerine siyasi etik ve erdemden yoksun Hüseyin Sarı isimli başkan vekili (Bu adamı çıkarın dışarı) söylemiyle salondan çıkarma gafletinde bulundu. Ancak şunu bilmiyordu MHP teşkilatı başkanını kendi hiyerarşik sistemi ve devletin kolluk görevlileri dışında hiçbir insan evladı kendi istemediği müddetçe yerinden oynatamaz"

Burada "Helal beee" dedim. Ardından "Başkan vekili Sayın Bilgili'yi salondan çıkarmak için pazarcılar odasına kayıtlı esnaftan mı yardım istemiş yoksa maaşını belediyenin, yani devletin ödediği güvenlikçilere mi talimat vermiş" diye düşünürken buldum. Belkide hısım akrabasına seslenmiştir. Bilemedim.

Sonraki yazdıklarında soruma yanıtı buldum. Güvenlik görevlileri ve meclis üyeleriymiş onu salondan atmaya çalışan.

Neyse özetleyerek devam ediyorum. Sayın Bilgili "Yani olay CHP Grubu, belediye personeli ve kimin güdümünde olduğunu bilmediğimiz bir grup izleyicinin gaflete düşmesiyle başladı. Bu durum neticesinde birbirinden yiğit 5 arkadaşımla meşru müdaafa hakkımızı kullanarak kendimizi savunduk. Biz 5000 şehit verdik. Bostan korkuluğu diye orada oturacaksak gök girsin, kızıl çıksın"

 

işte o son satırlara geldiğimde istemsiz bir şekilde "Allah, Allah" diye bağırırken buldum kendimi.

 

Şimdi az ciddileşelim. Öncelikle belediye meclis toplantısında Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının fotoğraflarının ne işi var? Yahu bunun yeri orasımıdır? CHP'li meclis üyeleri tamam görüşleri görüşünüzdür, yolu yolunuzdur. Deniz Gezmiş ve arkadaşları Amerikan emperyalizmine karşı gelmeleri nedeniyle ibreti alem için asıldığını herkes biliyor. Ve bu ülke ayakta kaldığı süre içinde de o simge isimler asla unutulmayacak.

 

İyi de sayın CHP'liler doğru düzgün bir anma proğramı yaparsınız, panel yaparsınız ne bileyim ölüm yıldönümünde ışık bahçeleri yaparsınız ama belediye meclis salonunda fotoğraf asmak bana biraz fazlaca şovenist davranış, tribünlere oynama olarak geliyor.

 

Karşı tarafta Abdullah Çatlı'nın veya Haluk Kırcı'nın fotoğrafıyla gelsinler o zaman. İstermisiniz?

 

Bunu geçelim, MHP ilçe Başkanı'da "Meclis salonunda hır çıkardım" diye kendisini bu kadar övmesi, göklere çıkarmasını da yadırgadım açıkçası. Orada birkaç meclis üyesiyle itişip, kakıştınız diye kahramanlık yapmış olmuyorsunuz beyefendi.

 

Her şeyin, ama her şeyin. Yani ne bileyim kahramanlığın, erdemliliğin, kalenderliliğin, vatanseverliliğin, insanlığın, siyaset, gazetecilik, solculuk, ülkücülük gibi bir çok kavramın içi ne kadar boşaldı farkın damısınız?

 

 

 

 

Bu yazı toplam 1594 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Antalya Haberal | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.