1
  • BIST 95.816
  • Altın 259,688
  • Dolar 5,7450
  • Euro 6,5415
  • Antalya 34 °C

Bak kardeşim!

Kazım Engin

Kardeşim diyorum, çünkü benim kültürümde, inancımda ve felsefemde 72 millete bir gözle bakılır. Hiç kimse mezhebinden ve meşrebinden, renginden, cinsiyetinden ve ırkından dolayı ötekileştirilmez, ezilmez, horlanmaz ve dışlanmaz.

Benim gibi düşünmeyebilirsin, bu çok doğal, hatta olması gerekende budur aslında. Her fikir bir çiçektir, açmalıdır. Düşüncelerini kabul etmesem de, itiraz edip reddetsem de kendini özgürce ifade edebilmen için canımı dahi veririm. Yani kısaca ben; bir Seyyid evladı ve “Alevi” olarak düşünce ve ifade özgürlüğünü savunuyorum.

Yine inancın ile ilgili olarak nasıl inanıyorsan inan, benim için sorun değildir ve olamaz. Dünya’da milyarlarca insan çok değişik inançlara sahip, hatta bir kısmı da hiçbir inancı savunmuyorlar. Bu onların bileceği iştir. Nasıl ki Mekke’den Medine’ye hicret sırasında “Medine Sözleşmesi “ adı altında çok değişik inançlardan insanlar arasında bir anlaşma olduysa ben de aynen öyle bakıyorum. Senin inancın sana, benim inancım bana. Ne sen bana karış, ne de ben sana karışayım. Birbirimizin inancına saygı duyalım yeter!

Sen inancını yaşamak mı istiyorsun, hay hay, buyur yaşa! Kimse de sansa karışmasın! 5 vakit namazını kıl, Hacca git, bir ay Ramazan orucunu tut, zekât ver, verme ben karışamam.

Benim görevim senin inancını yaşama hakkına saygı duymaktır. Ben de Muharrem orucunu, Hızır orucunu tutayım, Cemimi yapayım, Pirimden irşad alayım, deyiş söyleyeyim, Semah döneyim! Sen de bana karışma.

Madem ” tüm günahları ve sevapları yazan ve hesap günü bunların hesabını sorarak cennetlik mi, yoksa cehennemlik mi olacağımıza karar veren bir Kudret var” O halde Hakk’ın işine karışma,

O’na şirk koşma, O’nun adına karar ve hüküm verme be güzel kardeşim. Bırak ben de istediğim gibi inanayım ve inancımın gereğini özgürce yapayım.

Sen kadınlara mirastan pay vermiyorsan, onların okumasını istemiyorsan veya “şu kadar okusunlar yeter” diyorsan; Kadınlara türban, Çarşaf, Peçe vb taktırıyorsan, iki, üç, dört kadın eş alabiliyorsan O senin sorunun, bir de bunu kabul eden kadının sorunu… Çocuk yaşlarda evliliğe izin veriyorsan, kadına bakış açın ile 2 kadının şahitliğini 1 erkeğe ancak denk görebiliyorsan Beni hiç ilgilendirmiyor. İstediğinizi yapın! Burada mutlaka ilahi bir vicdan devreye girecektir, bu vicdanın Alevisi sünnisi yoktur!

Ama bırakın bizim kadınlarımız da erkeği ile yan yana okusun, yan yana çalışsın, yan yana Cem’e katılsın, Yan yana Semah dönsün! Benim Yolum ve Yolumun Ser çeşmesi Hünkâr bana “ Erkek kadın sorulmaz muhabettin dilinde, Hakk’ın yarattığı her şey yerli yerinde, Bizim Dergâhımızda erkek-dişi farkı yok, eksiklik noksanlık senin görüşlerinde ” diyor, Bizim dergâhımızda erkeklik-dişilik yoktur, sadece kişilik vardır” diyor. Ben de nasıl inanıyorsam öyle yaşamak istiyorum.

Hülasa özet olarak Bu güzel ülkemde 4 şey istiyorum kardeşim, sadece dört özgürlük. Düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü, inanç özgürlüğü ve ibadet özgürlüğü…

Bu dört özgürlüğü hukuk içinde garanti altına alıp, kültür olarak da içselleştirdiğimiz zaman vatan huzurla dolar. Bizim üzerimizde oynanmak istenen tüm oyunlar da bozulur. Kardeşliğimiz ebedi devam eder. Güçlü, demokratik ve Laik bir ülke oluruz. Emperyalistlerin de hevesleri kursaklarında kalır.

Bu dört özgürlük için canını vermeye hazır mısın?

Bu özgürlüklerin tümü Anayasamızın başlangıç ilkelerinde saklıdır. (Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;) yazılıdır.

Ayrıca Anayasanın 2. Maddesi:

“başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” demektedir.

Yazdıklarımın ve anlattıklarımın bu devletin Anayasasına göre hukuki temelleri de sağlamdır ve sabittir. Ama mesele bu hukukun nasıl uygulandığı, nasıl algılandığı meselesidir. Benim özgürlüklerim, senin özgürlüklerinin başladığı yerde bitiyorsa mesele yok! Ya da ortak bir alanımız varda, sonrasında senin özgürlüklerin başlıyorsa yine tamam.

Ama benim özgürlüklerimin başladığı-başlaması gereken yerde sen fiili durum yaratıyorsan, “ama-fakat-lakin” diye başlayan cümlelerle benim alanıma müdahil oluyorsan, iş o zaman değişiyor. Beni tanımlamaya kalkıyorsan, “sen de böyle inan, böyle yaşa” demeye başlıyorsan durum değişik bir hal alıyor! Ben de haklı olarak ülkemi yönetenlere Anayasanın başlangıç ilkelerini ve 2. maddesini hatırlatarak ve uygulanması istiyorum.

Benim inancımı nasıl anladığım ve onu nasıl uygulayacağım benim sorunum. Bunun günahı da varsa o da benim, merak etme benim günahlarımdan seni sorumlu tutmazlar, tutmuyorlar da!

Benim Pirim der ki” Cehennem dediğin dal odun yoktur, herkes ateşini buradan götürür”, yani amelindir yaşamında senin durumunu belli edecek şey! Bilmem anlatabildim mi?

Ham ervahlıktan İnsan-ı Kâmil ’e, Yol O’dur ki ışık ile gidile!

Bu yazı toplam 175 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Antalya Haberal | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.