1
  • BIST 1.145
  • Altın 469,969
  • Dolar 7,6973
  • Euro 9,0223
  • Antalya 25 °C

BUGÜNKÜ GÜNDEM

Teslime Tosun

Eveeet siyasette taşlar yavaş yavaş yerlerine oturmaya başladı. Öncelikle geçtiğimiz haftaya Menderes Türel’in eşi Ebru Türel’in montajlandığı iddiasıyla  ses kayıtlarını sosyal medyaya sızdırdığı iddia edilen kişilerin gözaltına alınma olayı damgasını vurdu. Ebru Türel seçime iki gün kala sızdırılan ses kayıtlarıyla ilgili aynı gün savcılığa suç duyurusunda bulunduğu ortaya çıkmıştı. 
 
Bu yayınların ise yurt dışı çıkışlı ve FETÖ’cü hesaplardan yapıldığı zaten belirlenmişti. 

Konu yargıya intikal etti ve bir kişi tutuklandı. İki kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Diğerleri ise savcılık tarafından serbest bırakıldı. (Gözaltına alınanlardan Yusuf Meriç CHP'nin seçim koordunatörü olduğu söylendi. Burada dikkatimi çeken şey ise CHP, İYİ Part seçim koordinatörü ile birlikte seçim çalışmasını yaptılar. Neden İYİ Parti'nin seçim koordunatörü de gözaltına alınmadı diye merak ediyorum)

Tutuklanan N.A.’nın ise AK Parti Antalya İl Yönetim Kurulu üyelerinden Ayhan Ateş’in yeğeni olduğu ortaya çıktı. Ayhan Ateş’in geçmişini biraz inceleyince bu gün KHK ile kapatılan AKDİM yani FETÖ’cülerin merkezi konumundaki Antalya Kültürlerarası Diyalog Merkezi yöneticisi Tarık Şen ve  bu gün aranan şahıslar arasında adı geçen İbrahim Kundak’la birlikte kahvaltı yaparken çekilmiş (Eğer fotoshop değilse) fotoğrafları ortaya çıktı. 

Suç kişiseldir. Aile fertlerinden birisinin suçu nedeniyle amca, dayı, hala, yeğen, kardeş elbette ki suçlanamaz. Ancak Menderes Türel’in seçimi kaybetmesindeki en büyük etkenlerden birisi olan bu ses kaydının sızdırdığı iddiasıyla tutuklanan kişinin  Ayhan Ateş’in yeğeni çıkması akıllara bin bir türlü soruları beraberinde getiriyor. Bence Ayhan Ateş’in bir an önce görevinden ayrılarak hem Ak Parti İl Başkanı İbrahim Ethem Taş’ı hem de il teşkilatını rahatlatması lazım. 

Yoksa seçimi kaybedilmesinin en büyük sorumlularından olan Antalya İl Teşkilatının tamamı bu zan altında kalacakları ortadadır. 

MUHARREM KAVURGACI ARADI

Muharrem Kavurgacı aradı ve bir önceki yazımda adı geçtiği için cevap verdi. Ben her ne kadar telefonda izah etsem de bir kez daha buradan yazmayı uygun buldum.  Yazımın hiçbir yerinde Muharrem Kavurgacıyı FETÖ’cüler ile yan yana koymadım. Amacını aşan bir yorumda da bulunmadığımı zannediyorum ama Kavurgacı yazıya büyük hassasiyet gösterdi. 

Kavurgacı benim yazdığım yazının amacına ulaştığını söylese de arkadaki hesapları bilmediğimden, hangi amaca ulaştığını da bilmiyorum. “Sana bu yazıyı yazdıranları biliyorum. Onlar namus ve haysiyet celladı kişiler” dedi. Her ne kadar bu yazıyı bana kimsenin sipariş vermediğini, bilgi akışının sadece bir noktadan olmadığını, gelen bilgileri ayıkladığımı yazımı da her zamanki gibi özgür irademle yazdığımı söylesem de pek ikna edemedim. 

Kavurgacı FETÖCÜ olmadığı gibi FETÖ denilen vatan hainleri ile nasıl mücadele ettiğini anlattı. Bana sosyal medyadan FETÖ’cüler için yaptığı yorumların sayfa fotoğraflarını kopyasını gönderdi. Gerçekten de FETÖ iltisaklı kişilere sosyal medyadan verdiği cevaplarda gittiklerin yolun yanlış olduğunu, polise Molotof kokteyli atanlara düşman olduğunu belirtiyor. Yorumların bir yerinde hafif öfkeli ve kinayeli bir şekilde FETÖ’cü olduğunu tahmin ettiğim bir tanıdığına “Bir kez aynaya bakma zahmetinde bulunmadan devam edin. Kardeş uyarılarını da dinlemeden. Biraz daha çaba gösterirseniz gezicilerin başaramadığını başarır ve hükümeti yıkar ve dershaneleri de kurtarırsınız.. Mücadelenizi de Peygamber (S.A.) ayakta alkışlar merak etmeyin” diyor. Bir başka yorumunda “Bak canım, Mustafa Kemal’in kurduğu Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hukuk kurallarının dışına çıkanları devlet dünyanın her yerinde hukukun içine çeker. Adliyeyi işgal edip, hukuku çalışamaz hale getirenleri de devlet yine hukukun gereğini yapar” diyor bir başka yorumunda yine bu kesimdeki kişilere “Kendinizi inandırmaya devam edin, koca hizmeti bu mantıkla ne hale getirdiniz” diyerek sitemde bulunuyor. 

Bu yorumlar ve ilk olarak 17-25 Aralık tarihinden sonra başlıyor ve güncel tarihe kadar geliyor. Sosyal medyada bu kişilere verdiği cevaplar ile hayli tartışmanın içine girmiş.

Kavurgacı tam burada diyor ki, “Birileri korkarak beklerken, ben bir devlet memuru halimle bunlarla böyle mücadele ettim. Benim yazdığım yorumların, yaptığım mücadelenin tarihleri ortadadır. O günden bu yana mücadele ediyorum ve bu sürecektir. Ancak ben bu kadar mücadele ederken ismimin vatan haini FETÖ’cüler ile aynı yazıda geçmesi beni üzmüştür” diyor. 

Üzerimde hakkı kalmasın, bir önceki yazım nisbetinde açıklamalarına yer vermeye çalıştım. Yorum  okuyucuların.
 

Bu yazı toplam 2009 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Antalya Haberal | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.