1
  • BIST 123.556
  • Altın 296,429
  • Dolar 5,9355
  • Euro 6,5867
  • Antalya 7 °C

CUMHURİYET VE ALEVİLER

Kazım Engin

Sivas Kongresi sonrası yürütülecek bağımsızlık mücadelesine, merkez olarak Ankara seçilmişti. Bu kongrenin yürütme organı durumunda olan Temsil Heyeti, Ankara'ya gitmeden önce Hacıbektaş'a uğrayıp, bu nüfuzlu merkezin kesin desteğini sağlamak istiyordu. Milli Mücadele ve Cumhuriyet yıllarında Mustafa Kemal’in yanında olan Mazhar Müfit Kansu (1873-1948)’ nun, “Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber” adıyla, 4 Mart 1948 den itibaren “Son Telgraf” gazetesinde bölümler halinde yayınlanan ve 1966 yılında Türk Tarih Kurumu tarafından iki ciltte toplanarak yayınlanan anılarında, Mustafa Kemal’in Hacıbektaş’a geliş nedeni şöyle aktarılıyor:

"Çünkü Hacıbektaş'a da uğranılacaktı. Bu mühim bir merkezdi. Bütün Anadolu'daki üç, dört milyondan daha ziyade miktara baliğ olan Alevilerin merbut bulundukları Çelebi, Hacıbektaş kariyesinde oturmakta idi. O zaman Çelebi Cemalettin Efendi ve Dedebaba Postu Vekili Niyazi Salih Baba idi. Milyonlara varan Alevi-Bektaşiler, Çelebi'nin, Dedebaba Vekili'nin emir ve iradesine tabi olduklarından bu zat ile görüşmek, onları tarafımıza çekmek için gerekliydi..."

21 Aralık'ta Mucur'a gelen heyet, Mucur Kaymakamı Cevat Bey'i de alarak 22 Aralık 1919 günü Hacıbektaş'a geldi. Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Orbay, Mazhar Müfit Kansu, Hüsrev Gerede, Alfred Rüstem, Dr.Refik Saydam, Hakkı Behiç, Cevat Abbas Gürer, Şeyh Fevzi Efendi, Muzaffer Kılıç, Bedri Bey'den oluşan heyet, o sırada Dedebaba Postunda oturan Salih Niyazi Dedebaba tarafından bir çiftlikte karşılandı.

Mustafa Kemal ve heyet üyeleri, Hacıbektaş'a geldiklerinde, önce Çelebi Cemalettin Efendiyi ziyaret ettiler. Çelebi Cemalettin Efendi ile bağımsızlık mücadelesi konuşuldu. Hacıbektaş görüşmesindeki en ilginç konuşmayı sonradan Veliyettin Çelebi (1868-1940) şöyle aktarmıştır:

Çelebi Cemalettin Efendi Mustafa Kemal Paşa'ya; "Paşa Hazretleri, cesaretli ve basiretli idarenizde Türk Milletinin düşmanı kahredeceğine inancım sonsuz. Yüce Allahın milletimize müyesser edeceği zaferden sonra Cumhuriyet ilanı düşünüyor musunuz?" diye sordu. Mustafa Kemal Paşa bunun üzerine, "O mutlu günün ilanına kadar aramızda kalmak kaydıyla, evet Çelebi Efendi Hazretleri" diye yanıtladı!" Bu sır Cumhuriyet ilan edilinceye kadar taşındı.

Aleviler, monarşik bir dönemde emperyalizme karşı verilen kurtuluş savaşının bilinci ile destek olmuş, hem malını,parasını hem canını feda etmişlerdir. Zaferden sonrasının padişahçı- hilafetçi keşmekeşini öngörerek Cumhuriyet önerisini getirmişlerdir. O günün tarihi koşullarında ilerici ve demokrasiden yana bir tavır almışlardır.

Cumhuriyet’in isim babası Hacı Bektaş Veli Dergâhı Postnişini Cemalettin Ulusoy’dur. Bu nedenle Alevilerin Laik ve Demokratik Cumhuriyete bağlılığını kimse sorgulayamaz!

Şimdi Cumhuriyetin ve Laikliğin örselenmiş yanlarını, Demokrasi, insan hakları, kültürel haklar, çocuk, kadın ve doğa-çevre hakları ile doldurma zamanıdır.

 

YAŞASIN LAİKLİK,

YAŞASIN DEMOKRASİ!

YAŞASIN CUMHURİYET!  

Bu yazı toplam 241 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Antalya Haberal | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.