1
  • BIST 1.130
  • Altın 471,898
  • Dolar 7,7697
  • Euro 9,0810
  • Antalya 35 °C

ESNAF KULİSİ 2

Teslime Tosun

KÖŞEBAŞI

 

Dün sabah saatlerinde Antalya siyasetinin, ortamının CİA Başkanı gibi olan bir ağabeyimizin yanındayım ve çay içiyoruz. Telefonumdan kayıtlı olmayan bir numara beni aradı.

Arayan ise Motorsiklet, Bisiklet, oto tamircileri ve Oto yıkamacıları Odası Başkanı Bayram Dal'mış. Bir önceki yazımda Büfeciler Odası ve AESOB Başkanı Adlıhan Dere'nin Şoförler Odası Başkanlığına hazırlandığını yazmıştım. Kendisinden değil ancak, yanlış bilmiyorsam teyzesinin oğlu olan Bayram Dal çeşitli açıklamalarda bulundu.

Öncelikle Adlıhan Dere'nin 2006 yılında Özdilek Alış-veriş merkezinde, 2007 yılında ise Terracity alış-veriş merkezinde duraklı iki ticari taksisi bulunduğunu belirterek, Şoförler Odasının zaten kayıtlı üyesi olduğunu söyledi. Yani Adlıhan Dere'nin bu gün Şoförler Odasında seçme ve seçilme hakkının bulunduğunu açıkladı.

Telefon sesi megafondaydı. Bu bariz bir şekilde anlaşılıyordu. Bende kendisine megafonun sesini açıp birilerine dinletmeye gerek yok. Ben geleyim Adlıhan Başkanımın çayını da içerim, kahvesini de. Aracısız ne söyleyecekse söyleyebileceğini belirttim. Bayram Dal başkan ise biraz dili dolaşsa da sonunda toparlayarak kulağında sorun olduğunu bu yüzden megafonu açtığını, yanında kimse bulunmadığını, Adlıhan Dere'nin açtığı bu telefondan bilgisi bulunmadığını ve Sayın Dere'nin şehir dışında olduğunu söyledi.

 

Antalya'nın Nöbetçi Kayyumu gibi olan Bayram Dal Başkanım gayet nazik bir şekilde yazımı okuduktan sonra telefonu kendi insiyatifiyle açtığını söyledi. Vatandaşın beyanı esastır ve müslümanlığın ilk gereği inanmaktır.

 

Yanlışım varsa düzeltebileceğimizi belirterek, "Bakın Şoförler ve Otomobilciler Odası çok güçlü bir oda. Bir çok kişi buraya hakim olmak için ellerindeki bu fırsatı kullanmaya çalışıyorlar. Odanın hali çok kötü. Bu gün savruluyor. AESOB Başkanı olarak Adlıhan Dere'nin sorumluluğu bulunduğunu ve bu savrukluğa son vermek için ne gerekiyorsa yapmak zorunda" dedim.

Gerçekten de bir çok kişinin ve grubun genel kurul yaptırabilmek için bakanlıklarda dolaştığı, bazı ittifaklar kurulduğu, üyeler ile çeşitli pazarlıklara girişildiği kulağıma geliyor. Hatta, bu gün cezaevinde olan Mehmet Ali Alkan'ın son seçimde kazandığını öğrendiği anda, ağlayarak sarıldığı eşinin bile başkanlık için hazırlandığı bilgileri geliyor. Ancak Antalya'nın en güçlü odalarından birisi olan şoförler ve Otomobilciler Odası kelimenin tam anlamıyla ortada savruluyor. Çalışan personel bile kendi aralarında kavga etmeye başlamışlar.

 

Bu odanın kötü bir hale gelmesi kimsenin faydasına olmaz. AESOB Başkanı Adlıhan Dere madem 10 yılı aşkın şoförler ve Otomobilciler Odası üyesidir, kapı arkalarında, bazı zincir marka kahveci dükkanlarında pazarlarlıklar yapılmasına fırsat vermeden, odanın kaderini belirlemesi gerekmektedir. En azından hem üyesi olarak, hem AESOB Başkanı olarak bunu yapmak zorundadır.

 

Ama anladığım kadarıyla Sayın Adlıhan Dere başkanımız hiç çaba sarfetmeden, çalışmadan, sorumluluk almadan "Armut piş, ağzıma düş" diye bakıyor herhalde. Odanın anahtarını kimse altın tepside sunmaz sayın başkan, azıcık elini taşın altına koymak gerekiyor. Bu gün sahipsiz kalan şoför esnafına, taksici esnafının sorunlarına bakmak lazım. Öyle büyük alış-merkezlerinde ticari taksi sahibi olmaya benzemez. 

 

Parçalanmış ve itibarı yerle bir olmuş bir odadan hiç kimseye fayda gelmez. Olan yine küçük esnafa olur, Antalya'ya olur.

NOT: Bu yazıdan sonra Adlıhan Başkanın çayını hak ettim ama davet ederse küstüm, gitmeyeceğim.

Bu yazı toplam 1758 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Antalya Haberal | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.