1
  • BIST 1.124
  • Altın 474,870
  • Dolar 7,8234
  • Euro 9,1459
  • Antalya 35 °C

KAYYUM’DAN VE ORMANDAN DOLAYI YANAN CİĞERLERİMİZ!

Kazım Engin

İzmir’de5 ayrı yerde aynı anda başlayan(!), birkaç günden beri devam eden orman yangınları samimi tüm yurttaşları derinden üzdü.

En çok üzülenlerden ve bu nedenle gerilenlerden biriyim.

Tam “Kayyum” atanması ile ilgili bir şeyler yazacakken İzmir yanıyor haber ve feryatları her iki konuyu da bu köşe yazıma almama sebep oldu.

Gerçi “Kayyum” olayı da bir başka yangının fitilini ateşlemiştir diye düşünüyorum.

İzmir de bir Orman Muhafaza memurunun elinde pürmüz denilen alev aleti ile ormanı yakarken vatandaşlar tarafından yakalandığına dair bir video izledim, kanım dondu, olamaz dedim, olmuş…

Adam gidin bildiğiniz yere şikayet edin diye vatandaşlara kafa tutuyor, elindeki aletten alevler çıkmaya devam ediyor.

Bir başka nokta THK elinde 15 civarında yangın söndürme uçağı var ve her türlü yangına karşı hazırız diyorlar ama uçuş izni verilmiyor.

Kim bu izni vermiyor? Orman Bakanı… Neden? Bakana göre öyle bir uçak yok. THK Başkanı yalan söylüyor yani.

THK başkanı ne diyor peki? Elimizde uçaklarımızın görev yapabileceklerine ilişkin Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün verdiği sertifikalar var. Birçok yangında görev yaptık. Yurt dışında örneğin İsrail’de bir yangına müdahale ettik ve teşekkür aldık, geçen yıl Yunaistan’a yangın için bizim uçaklarımızı öneren Bakan şimdi tam aksi beyanda bulunuyor!

Bir şey söyleyeyim mi? İzmir’deki Orman yangını çok ama çok tartışılacak birçok bilinmezlikleri içinde barındırıyor. İnşallah demokratik hukuk devletinde bir savcı çıkar ve olayları tüm yönüyle soruşturur. Gerçeklerin bir gün tüm çıplaklığı ile ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır. Biz “Gerçeğe Hü!” diyen bir kültürden geliyoruz…

KAYYUM

Kayyum atanması konusunda ülkemiz çok tehlikeli bir sürece girmiş görünüyor. İç işleri Bakanı’nın sadece niyet okuma üzere açıkladığı gerekçelerin hiç biri maddi delillerle ve mahkemelerce karar haline gelmeden bir anlam ifade etmeyeceğini yine en iyi kendisinin bildiğinden eminim.

Peki ortada mahkeme kararı yoksa, daha 5 ay önce tüm yasal şatlara YSK tarafından “uygunluk” verilmiş kişiler alelacele neden görevden alınıp kayyum atanır? Toplum vicdanını kanatan bir uygulama neden gerilimi, toplumsal çatışmayı alevlendirme pahasına ısrarla gündeme gelir?

Kayyum seçimden önce aylarca vardı, bölgede birçok ili de Kayyumlar yönetti. Ne yapmışlar öncelikle “Bütün yerel yönetimlerde ilk yapılan iş kadınlara yönelik hizmet birimlerini kapatmak olmuş. Kadın Sığınma Evi, Kadın Dayanıma Merkezi, Kadın Birimi… hepsi kapatılmış. Kadınlara “haddi bildirilmiş” yani!

Daha önce Kayyum atanan belediyelerle ilgili birçok rapor, gözlem, teknik bilgi notlarını okumuştum. Ama “seçimler yapıldı, halk tercihini yaptı, işler yerine oturuyor” diye bu konuda hiç yazmamıştım.

Ama öyle değilmiş, plan başkaymış, bilinçli bir strateji uygulanıyormuş, sıra başta Ankara ve İstanbul olmak üzere 25-30 ile gelecekmiş diye okuyunca durum tespiti yapmak gerekiyor!

Duruşumuz kayıtlara geçsin!

Bu yol yol değil!

Ülkemiz barış içerisinde, Demokrasi içerisinde, Hukukun üstünlüğü ile, adalet ile huzur bulur diye sesimin çıktığı kadar duyurmak istiyorum. 

Bu yazı toplam 636 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Antalya Haberal | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.