1
  • BIST 97.149
  • Altın 282,758
  • Dolar 5,7454
  • Euro 6,3899
  • Antalya 27 °C

KAZ DAĞLARI VE MADENLERİMİZ

Kazım Engin

Kaz Dağları gündemini koruyor. 100.000 üzerinde ağaç kesildi. Bakanlık 13 bin ağaç kesildiğini ve Kaz Dağlarına 40 km uzaklıkta olduğunu söylüyor.

Türkiye maden zengini bir ülke toplamda trilyon dolar maden rezervlerine sahip.

Bergama altın madeni Roma dönemlerinden kalma bir maden ocağı. Maden meselesi Anadolu’da doğru anlaşılmalı ve doğru anlatılmalıdır.

1 Madenler işlenmelidir. Madenler Devletindir, dolayısı ile kamunundur.

2-Madenler peşkeş çekiliyor. Kamu yararı gözetilmiyor. Kamu yararına işlenmelidir.

3- Çevreye zarar vermeden, maden alanı rehabilite edilerek, eski haline getirilerek maden ocağı terkedilmelidir. Bu da yapılmamaktadır.

MTA nerede ne madeni olduğunu biliyor, Araştırmasını yapmıştır. Şimdi ihale ile verilmediği için, peşkeş çekildiği için kimlere ne verildiğini, hangi madeni kimin işlettiği bilinmiyor.

“Üretilen madenlerden alınacak Devlet hakkı, I (a) Grubu madenlerde ocak başı satış tutarının %4’üdür.”mevzuat.gov.tr  Acaba her maden için bu pay aynı mıdır? Bu yasal mevzuat sözleşmelere işlenmiş midir?

Bildiğimiz kadarıyla Bergama Altın madeninde Eurogold zamanında Devlet payı  %8 idi. Kimlere yüzde kaç devlet hakkı ile hangi madenlerin verildiğinin bir listesi yok.  Madenlerin %92 sini işleten özel firmalar ürettikleri madenin değil de beyan edilen miktarın yüzdesini ödüyorlar. Ocak başı denetim olmadığı için kimse bilmiyor.

Kaç tane altın arama ruhsatı var? Kimlere, ne şartlarla verildi? Yüzde kaç ile verildi belli değil!

Bergama madenlerinde 1 metreküp toprakta 25-28 gr altın bulunuyor. Satıhta (en fazla 80 m.) çıkıyor. Toprakta dağınık bir şekilde bulunuyor. Güney Afrika’da 1 metreküp toprakta 3 gram altın bulunuyor ve üstelik 2000 metre derine iniliyor. Aradaki maliyet farkını ilkokul çocukları bile hesaplayabilir.

Bu işi bilen uzaman derecesinde kişilerin söylemine göre Altın, gümüş, bakır ve bor kaynaklarından elde edilebilecek gelirler doğu Akdeniz’de elde edilmesi tahmin edilen gelirden daha fazladır.

Necip Hablemitoğlu bunu yazdı, arka planda vahim işlerin döndüğünü de cesurca yazdı. Ne ilginçtir ki öldürüldükten hemen sonra! Bergama Altın madenleri el değiştirdi! “Kartpostal basan, kâğıtçılık yapan” ve merkezi hükümet tarafından “çağrılıp” Akın İpek’e verilen Bergama madenlerinden bir daha ses soluk çıkmadı, sessiz sedasız çalışmaya başladı.  Akın İpek (Koza grubu) Devlet payı olarak ne kadar beyan verdi, ne kadar ödeme yaptı, bunlar da bilinmiyor.

Bergama altın madeninin, Akın İpek, ve Fetö davası ile ilişkisi yine ancak sağlam bir savcı tarafından irdelenebilir. Çünkü Necip Hablemitoğlu cinayeti hala faili meçhuldür. 

Hâlbuki devlet ülkedeki tüm altın madenleri ruhsatları bedelleri ödenerek alınmalıdır, kamulaştırılmalıdır. Etibank veya devletin kuracağı bir şirkete hisseler vererek veya parasını ödeyerek çevreye uygun, sağlıklı, modern üretim yapılmalı. Ayrıca kamu eliyle tüm maden ocakları rehabilite edilmelidir.

Bilim insanları diyor ki; Siyanürün toprağa karıştırılması toprağı adeta zehirliyor. Bilim insanları siyanürün güneşi gördüğünde yok olduğunu belirtmektedirler. Yani Siyanür havuzlarının altı sağlam bir izolasyon ile yapıldığı takdirde toprağa zarar vermesi olanaksızdır. Siyanür güneşi gördüğünde yok olan bir maddedir.

Yine bilim insanlarının iddiası o dur ki, Akkuyu ve diğer nükleer santralların çevreye ve insana verdiği zarar Altın arama faaliyetinin vereceği zararın 50- 100 katıdır .

Bu konuları tartışmadan sadece madenler kapatılsın fikri ise afaki reel gerçeklerden uzak bir düşünce olarak görünüyor. Dünya ekonomisinde önemli bir ivme sağlayacak altın rezervlerimiz olduğu artık tüm Dünyada bilinen bir gerçektir.

Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta kamu yararı adına açık, şeffaf, çevre sağlığına ve doğaya zarar vermeden en uygun şartlarda madenlerin işletilip işletilmediğidir. Peşkeş çekilmeleri ancak tüm madenlerin kime, ne zaman, hangi şartlarda ve neden verildiğinin bir liste halinde ve detaylı açıklanması ile öğrenebileceğiz. Bu bilgilere ulaşıldığında ancak madenler ve özellikle altın madeni konusunda ne durumda olduğumuz gerçeği ile yüzleşebiliriz. 

Bence tüm sorunlar bilimi, kamu yararını ve doğayı öncelemeden, peşkeş mantığı ile, yağma mantığı ile madenlerimizin canına kasdettiğimizden yaşanıyor. Hukukun, bilimin, adaletin yerini bulduğu zamanlarda bu sorunun da hakça aşılacağına inanıyorum.

Bu yazı toplam 204 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Antalya Haberal | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.