1
  • BIST 1.124
  • Altın 459,724
  • Dolar 7,6460
  • Euro 8,8844
  • Antalya 22 °C

MART AYININ GÜNLERİ / ACILARI

Kazım Engin

Mart ayında art arda birçok gün gerek ülkemizin, gerekse toplumumuzun kaderinde önemli günlerdir.

Bunların Başında 18 Mart Çanakkale gelmektedir. Bu başlı başına derin bir konu olduğu için gününde müstakil bir yazı ile anlatacağım. Bundan dolayı 12 Mart a ait 2 önemli olayı hatırlayalım istedim.

Tarihimizde diğer bir Mart vakası 12 Mart’tır. 12 Mart 1971’de üç kuvvet komutanı “Silahlı Kuvvetler İç hizmet talimatı”nı bahane ederek yönetime el koydu ve dönemin hükümetini düşürüp darbe yaptı.

Ne hikmetse parlamento kapatılmadı, siyasal partiler kapatılmadı ve faaliyetlerine devam ettiler. Her ne kadar “Egemenlik kayıtsız, şartsız millete aittir” deniyorsa da bu Anayasa hükmünü hiçe sayarak yönetime el konulmuş, seçilmiş hükümet alaşağı edilmişti. O dönemde bu darbeye tepki gösteren tek “siyasi” Bülent Ecevit olmuş ve CHP genel Sekreterliği görevinden istifa etmişti.

12 Mart muhtırası deyim yerindeyse “sağ gösterip, sol vurmuştu”. Darbenin ardından ilk tasfiye ulusalcı ve özellikle de Amerika’ya karşı olduğu bilinen bir kısım subayların ordudan atılması idi. Nihat Erim hükümetini ilk alkışlayan nedense Vehbi Koç olmuştu. Sistemin sahipleri ve siyasiler sükûnet mesajlarını Vehbi Koç üzerinden alıyor, sakinleşiyor ve durumu kabulleniyorlardı.

Amerikancı ve tutucu kanadın güvendiği isim olan Memduh Tağmaç yönetimi ele alıyor, Süleyman Demirel hükümetini devirdik diyerek şakın solculara bir gülücük, bir heves veriyor, ama ardından Faik Türün ile birlikte balyozu Anti Amerikancı ve özellikle de sol eğilimli olanların kafasına indiriyordu.

Silahlı kuvvetler komuta kademesinde varılan anlaşma aşağıda, parlamentoda da yansımasını buldu ve AP, CHP ve öteki partiler başbakanlığa atanan CHP milletvekili Nihat Erim hükümetine bakan vereceklerini ve programını onaylayacaklarını bildirdiler. O dönemin “ilerici, sosyalist” Mehmet Ali Aybar’ı dahi hükümete güvenoyu verdiler. Sosyal demokrat kimlikli bazı akademisyenler ve teknokratlar da hükümette “Milli Birlik” adına yer aldılar.

Ardından meşhur” Kontr gerilla” devreye girdi. Yüzlerce grev ertelendi, yasaklandı, sendikacılar, sivil toplum önderleri, aydınlar, gazeteciler başta “Ziverbey Köşkü” olmak üzere birçok yerde işkencelere maruz bırakıldılar. 12 Eylül’ün sonrasında Parti kuran Amerika’nın “bizim çocuklar” dan dediği Turgut Sunalp işkenceleri yönetti. Bir çok ilde sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Kitaplar, dergiler yasaklandı ve bir sürek avı başlatıldı.

Acaba o gün yapılan darbenin aslında Amerika’nın bizim gibi ülkelere dönük planlı uygulamalarından biri olduğunu öğrenenler, (sağcı-solcu veya o dönemin adı ile akıncı) birazcık vicdan azabı duymuşlar mıdır?

O günlerde gerçeği gören ve bu darbeye onuru ile karşı koyanlar da vardı. “Amerika Katil, Katil ve Erim, Erim eriyesin” diyen Mahzuni Şerif yaptığı besteler ile hapsi boylayanlardandı.

Emperyalizm bizim gibi ülkeleri deney tahtası gibi görür ve projelerini uygular. O dönemler yan yana kardeşçesine yaşayan Alevi-Sünni, Kürt-Türk topluluklarını birbirine çatıştırmak için projeler yaptı. 1978 de Maraş’ta uygulamaya koyduğu planla bir kısın kişi ve gurupları kullanarak yüzlerce insanı katlettiler, mallarına, mülklerine, evlerine, arabalarına ve iş yerlerine el koydular. Bu katliamın da Amerikan Planı olduğu ve “Kontrgerilla” tarafından planlandığı Ecevit öldüğünde çekmecesinden çıkan evrak ile belgelendi.

GAZİ KATLİAMI

Bu oyunlar bitmedi Maraş, Çorum, Sivas derken en son 12 ve 13 Mart günlerinde Gazi Mahallesinde kahvenin otomatik silahlarla taranması ve devam eden süreçte 22 kişinin öldürülmesi bir karanlık katliam olarak tarihe geçti. Failleri hala yakalanamadı.

Tüm faili meçhuller gibi… Üzerinden 24 yıl geçen Gazi Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin aileleri, katillerin cezalandırması için adalet beklediklerini ifade ederek, hayatları boyunca yaşamadıkları acıyı kendilerine yaşatıldığını söylediler.

faili meçhul, faili belli... faili meçhul, faili belli...

Bu yazı toplam 878 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Antalya Haberal | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.