1
  • BIST 1.124
  • Altın 459,064
  • Dolar 7,6460
  • Euro 8,8844
  • Antalya 23 °C

milli eğitim-10

Teslime Tosun

Köşebaşı

 

Milli Eğitim-10

 

Yazıya sevgili meslektaşım Ali Buldu'nun artık ona özgü hale gelmiş sözü ile başlayayım. "Duydum. İnanamadım!

 

Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Yüksel Arslan 12. sınıflara deneme sınavı yapmak için hazırlıklarına başlamış. Ancak hakkında kararname hazırlandığı duyumları alınmışken, "O koltukta en fazla okulların yarı yıl tatiline kadar ömrü var" denildiği bir dönemde "Ha bir gayret" etmeye çalışmış. Bu nedenle "Duydum. İnanamadım" dedim. Sayın müdürüm, yeni göreviniz neresi olur bilemem ama benden size tüyo. Lütfen ama lütfen Muğla İl Milli Eğitim Müdürünün gazetelere verdiği röportajı okuyunuz. Orada başarının sırrı yazıyor. O reçeteyi iyi okuyun. "Milli Eğitim'de nasıl başarısız olunur, eğitim nasıl 3.'lükten bazı bölümlerde 40'cılığa düşülür" diye sorarlarsa, ben sizin yönteminizi önereceğim.

 

ÇOK İLGİNÇ

 

Bu gün bir grup basın mensubu arkadaşımla birlikte Korkuteli Belediye Başkanı Sayın Ömer İşlek'in misafiriydik. Orada eski ve güvenilirliği konusunda tam kefil olacağım bir arkadaşım selamlaşmanın ardından çok ilginç bilgiler verdi. Bu güne kadar 2 veya 3 defa gördüğü birisi ısrarla onunla görüşmek istemiş. Bu da ayak üstü Markantalya civarında bir yerde görüşmüş. Bu kişi rica-minnet, yalvar yakar Mustafa Çoban aleyhine yazı yazmayı bırakırsam Konyaaltı Öğretmenevinden yüklüce bir miktar 700 veya 1 milyon civarında bir alacağını tahsil edebilecekmiş.

 

V.Y isimli bu kişiyle ilgili daha önce bana bilgi gelmişti. O nedenle MİLLİ EĞİTİM-9 numaralı yazımın altında buna yer vermiş ve "Benim adımı kullanarak birileri sizden alacağını tahsil etmeye çalışıyorsa yalandır, Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunun" demiştim. Meslektaşım ise benden gayet emin olduğu için "Kusura bakma, Teslime'ye ben böyle bir şey söyleyemem. Teslime böyle birisi değildir" deyince adam ısrarla "Bari hafta sonuna kadar aleyhine bir şeyler yazmasın. Ben alacağımı kurtarayım" demiş.

 

 

EYYY Mustafa Çoban, V.Y. ile geçmişte ne çevirdiğinizi bilmiyorum. Senin ne kadar yakının bilmiyorum. Okullara temizlik malzemesi filan veren bir firma sahibi olan bu beyefendinin senin otel faturalarını ödediği, bu faturaları eski ortağının aldığını, sonra eski ortağının devreye girerek Konyaaltı Öğretmenevinden iş aldıkları, sonra V.Y. ile aranızın bozulduğu iddiaları filan bunların hiç birisine girmeyeceğim. Alacağının nerden ve nasıl kaynaklandığını bilmiyorum.

 

Sadece şunu söylemek istiyorum. Yazılarımı durdurabilmek için bulduğun yöntem bu mu?

 

V.Y.'nin bu alacağını tahsil edebilmek için siyasileri devreye soktuğu, Konyaaltı Öğretmenevindeki işini eski ortağına kaptırdığı, buna senin neden olduğun için sana öfkeli olduğu bilgileri başka kaynaklardan hep geliyordu. Ama bu adam benim yakınıma, yöreme yaklaşamaz.

 

Sana benimle irtibatlı olduğunu, bana bu yazıları durdurabileceğini söyleyerek (Ki yalan söylüyor) alacağını tahsil edebilmek için seni kullanıyor. V.Y. isimli kişiyi hiç tanımıyorum. Bir defa sosyal medya hesabından ulaşmaya çalıştı. Ancak daha sonra bir daha temas kurmadı. Hiçbir şekilde aracı vasıtasıyla da görüşmedim, ki nefret ederim öyle tiplerden.

 

 

Tekrar ediyorum, ben bir gazeteciyim. Kimsenin emri, talimatı ile bu güne kadar yazı yazmadım, yazmam da. Hür iradem ve vicdanımla yazmaya çalışırım.

Sayın Mustafa Çoban, benim senin aleyhine yazmış olduğumu yazımı fırsata çevirmeye çalışan, uyanık bir tipin etrafında dönüyorsun. Seni çok feci tufaya getirmişler. Acı ama gerçek şu ki "Kandırılmışsın!"

 

Bence gidip savcılığa suç duyurusunda bulun!

 

Bu arada unutmadan okuyucularımıza şu bilgiyi de vermek isterim. Mustafa Çoban'ın yönetimi bölündü. Yönetim Kurulu adeta birbirlerine girdiler. Çoban'ın istifa etmesi gerektiğine inananlar, "Sendika her geçen gün kan kaybediyor. Eriyoruz ve itibarımız kalmadı" derken  Mustafa Çoban'ın devam etmesini isteyen yönetim kurulu üyeleri ise "Mustafa Çoban giderse bizi burada durdurmazlar, elimizden gücümüz gider" diyorlar. Sizin anlayacağınız bir tarafta sendikanın geleceği için bu güne kadar susmuş ama bu gün konuşmaya başlamış bir grup yönetim kurulu üyeleri, diğer taraftan iktidarın gücü ellerinden gitmesin diye ne olursa olsun koltuğu bırakmamak için direnme eğiliminde olan bir kaç kişi. Bu arada devreye eski bir siyasetçi girerek, Mustafa Çoban'ın istifa ederek, olağaüstü bir kongre yapmak için harekete geçmiş bile. 

 

  

YORUMLAR

 

Her yazdığım yazının altına yapılan yorumlara bakıyorum. Milli Eğitim camiası beni şaşırtan bir camia oldu. Ben uzun yıllar polis-adliye ve hastanede görev yaptım. Tıp camiasını yakından tanırım, Hukuk Camiasının içinde büyüdüm. Emniyet teşkilatının arasına daldığımda daha 16 yaşındaydım. Ben Polis-Adliye ve Hastane üçgenine "Bermuda şeytan üçgeni" diye isim takmıştım. Camia içinde dönen bazı dolaplara ben şaşkınlıkla bakıyorum. Etkili ve yetkili konumdakilerin ufacık çıkarlar uğruna onlarca öğretmene yaptıklarını duyunca ister istemez "Hadi canım sende. Bu kadar da olmaz" diyorum. Eğitim seviyesinin pik yaptığı bu camiadan beklemediğim şeyler ortaya dökülüyor.

 

Benim yazıların altına yapılan yorumlar adeta milli eğitim camiasının forumu gibi bir şey oldu. Herkes başına gelenleri, olayları, sıkıntılarını, sorunlarını bazen çözümlerini de yazıyorlardı.

 

Ama son yazıda bir ilginçlik yaşadım. Kepez İlçe Milli Eğitim Müdürü ile ilgili kısa bir yazımın ardından gelen yorumlara bakınca şaşırdığımı size söylemem gerek. Benim gördüklerim, İlçe Milli Eğitim Müdürü lehine yazanlar sanki tek kişi yazıyormuş gibi. Aynı şeyi, birbirine yakın, hemen hemen aynı şeyleri yazıp durdular. Birkaç tane aleyhe yorum yazanlara saydırdılar filan. İlginç. Kepez İlçe müdürümüzü büyüteç altına aldık. Bakalım daha neler çıkacak oradan.

 

Ha bu arada sevgili Kepez İlçe Müdürüm, bir ihbar var. Sizin bir ara fazla para kazansınlar diye direksiyon sınavına gönderdikleriniz bir yerlerde okey oynamaya dalmışlar. Sınav-mınav hak getire. Hatta bunların fotoğrafları filan varmış, soruşturma varmış. Böyle bir şey oldu mu? Gerçekten böyle bir olay yaşandı mı?

 

Bu günlük bu kadar.

 

Cidden çok yorgunum. Bu günlük beni affediniz.

Bu yazı toplam 7815 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 41
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Antalya Haberal | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.