1
  • BIST 100.339
  • Altın 275,597
  • Dolar 5,6986
  • Euro 6,3000
  • Antalya 25 °C

Özel Hekimlerin Sorunları Nelerdir ?

Op. Dr. Figen Yağmur Aslan

Çocukluğumun geçtiği hekim olan babamın görev yaptığı yerlerle ve bu mesleğin saygınlığı ile ilgili emareleri içeren bir çok hatıraya sahibim. Burdur'da bir yere gittiğimiz de sadece bir doktor kızı olduğum için karşılaştığım ilgiyi ve saygınlığı anlatamam. Bana ailenin bir ferdi olarak bu kadar önem verilir iken babama verilen kıymet ve değeri siz düşünün. Bu etkilenim benim hekimlik mesleğime olan ilgimi hep arttırmıştır. İlerleyen yıllar ile sonunda bende hekim olmuştum. Kurtarılan hastalarım ve onların yakınları ve yaptığım iş ile adeta bir bütün olmuştum. Uzun yıllar çok keyifli ve mutlu olarak işimi yaptığımı söyleyebilirim. Düşünün ki ölmek üzere acilde resüsitasyon yaptığımız bir hastanın kalp ritminin düzelip stabil edilmesinden sonra ekipteki sevinç çığlıkları hep hatıralarımdadır.

 

Uzun yıllardır özel hekimlik yapıyorum , düşünüyorum da geçmişte yani tam gün yasasının uygulamaya girmesinden önce daha iyi gibiydik. Yıllar eklendikçe bakış açısı ile birlikte sıkıntıların, şiddetin hatta , saygısızlığın daha da arttığını görüyorum. Medya aracılığı ile doktorları şikayet edin söylemlerinin tıp mesleğinin itibarsızlaşmasın da çok etkin olduğunu düşünüyorum. Kültür ve eğitim seviyesi olarak ileriye gidemeyen toplumumuz bu söylemleri gidin doktorlarla uğraşın, sorun çıkarın olarak algılandığını düşünüyorum ki özellikle son bir kaç yıldır, hekim arkadaşlarımıza yönelik gittikçe tırmanan şiddeti buna bağlıyorum. Bu yüzdendir ki bir çok hekim arkadaşımız bu şiddetin kurbanı olmuştur. Onlar ölmeyi hakketmişler miydi , hem de kurtarmaya çalıştıkları hastaların yakınlarınca !!!

 

Bir doktor nasıl yetişiyor öncelikli olarak bundan biraz bahsetmek isterim. Bizim yıllarımızda tıp fakültesini kazanmak için %3 lük dilimde olmalıydınız , son zamanlarda ise özel tıp fakülteleri dahil olmak üzere tıp fakültesi tercihi yapabilmeniz için ilk 50.000 de olmanız gerekiyor yoksa tercihinizde tıp fakültesine yer veremiyorsunuz. Hadi çok zekisiniz çalıştınız girdiniz tabi birde bitirmeniz lazım. Sonrasında da hepimizin bildiği zorlu bir süreç den sonra artık tıp fakültesini bitirip doktor oldunuz. 4-7yıl gibi bir süre daha ihtisas yapıp büyük bir azimle mecburi hizmet vs der iken birden hasta ve hasta yakını gerçeği ile karşı karşıya buluveriyor sunuz kendinizi. Geçirilen zorlu süreci ve sıkıntıların üzerine tuz ve biber değil midir sizce bunlar.

 

İzninizle ; örneklerin içine kendimi de koymak isterim . Erkek baskınlığının olduğu bayanlar

tarafından pek tercih edilmeyen, isteyen bayanında çok zorla barındırıldığı beyin cerrahisi ihtisasını bitirip üzerine omurilik ve ağrı üst ihtisaslarını yaptım. Amerika da kalabileceğim halde peşimi bırakmayan ciddi hastalıklarla mücadele edip düzelemeyince bana önerilen az çalışın mümkün olduğunca istirahat edin ve stresten uzak durun söylemlerin arkasından gerimde bıraktığım ofisime geri döndüm. Ama yine de yaklaşık 1 yıl içinde arka arkaya üç atak geçirdim. Bağışıklık sistemim bir türlü düzelmedi. Organ yetmezliği vs olurmuyum acaba der iken bir karar verip yaklaşık 1.5 yıl çalışmadım.Aileme az çalışacağıma ve stresten uzak duracağıma söz vererek tekrar çalışmaya başladım.Mesleğimle ilgili dernekler de çalışmalar, konferans vermek için bir çok ülkeye yapılan seyahatler der iken yine koşturmaca ve stresin içinde yer almaktan kaçamamıştım. Atipi bir kişiliğiniz var ise aklınız hep çalışmakta oluyor ama dikkatinizi çekerim çok çalışmakta. Kendinizi çalışınca mutlu çalışmayınca mutsuz hissediyorsunuz. Uzun sözün kısası şu ki sizde ısrarla sorunun içinde yer almaya çalışıyorsunuz . Hasta ve hasta yakınları ile uğraşıyorsunuz. Emin olun ki bir çok hekim arkadaşımda benim gibidir.

Çok genç yaşta kalp, vasküler hastalık ve romatizmal hastalıklarla mücadele eden ama yine de

çalışmaya çalışan fedakar arkadaşlarımın olduğunu biliyorum.

 

Hastanede çalıştığım dönemde belki çok daha fazla yoruluyordum. Bazen bir gecede uyuma dan arka arkaya beyin,omurilik, sinir anastomozu yapıp birde trafik kazası geçirmiş omurga kırığı ile

uğraştığım pek çok nöbet gecem olmuştu. Hastanedeki nöbetiniz bitip evinize gittiğinizde huzur içinde oluyordunuz.Hastaların olduğu operasyonlarla ilgili onam formları vs matbu formlarda alınıyor, hastalar da

da hiç para ödemedikleri için genel olarak sorun çıkarmıyorlar dı. Ağır yoğun bakımdaki hastaların yakınları dışında genelde sorunlu hasta yakınları gördüğümü pek söyleyemem. Poliklinikte sayısız hasta ile uğraşır iken maaşınızı; bizim ödediğimiz vergilerle alıyorsunuz diyerek biz hekimleri tahrik etmeye çalışan bir çok hasta ile de karşılaştığımı da söylemeden geçemeyeceğim. Hastanede bulunduğum dönemde hasta hakları ile ilgili bir birimin kurulmasına karşın neden hekim veya sağlık çalışanları haklarının savunulduğu bir birim kurulmadığını anlamış değilimdir. Düşününki koşturmaca bir hastane gününde birde size gelen sarı zarf lar ve ona vermeye çalıştığınız cevaplarla uğraşıyorsunuz. Şikayetleri görseniz öyle komik şeyler oluyordu ki bazen cevap yazar iken gülmediğimi söyleyemeyeceğim.Yurt dışında bir çok merkezde çalıştım , orada doktor ve diğer sağlık çalışanlarına ne kadar önem verildiğini ve onların daha verimli olması için haftalık ve ya aylık yapılan etkinlikleri gördüm ve katıldım. Böyle motivasyon toplantılarının verimliliğin artmasında çok etkin olduğuna inanıyorum.

 

Tam gün yasası nedeniyle çalıştığım hastaneden ayrılıp sadece özel çalışmaya karar verdiğimde ise pek çok şey birden değişmeye başladı. Bir süreliğine yurt dışına gittim , geçirdiğim hastalık ve eklenen sağlık sorunları vs der iken tekrar geri döndüğümde değişen hasta portföyüne şaşırmıştım. Çalışmaya bir süre ara verdikten sonra özel hastane ile birlikte muaynehanem de çalışmaya başlamıştım yaptığım tekniklerle ilgili bir çalışma videosu hazırlama rağmen anlattıklarımı halen anlamamaya çalışan bir kısım hasta var idi tabi ki buda beni hep üzdü. Düşününki (kusura bakmayın) biraz yaptığım işle ilgili örnek vererek gidiyorum. Mesala sizin patlak bir fıtığınız ve eklem hastalığınız var, eklem ağrılarınız için yolumuz şu fıtığınız ile ilgili tutduğumuz yol şu dediğim ve halen kendimi ifade etmekte zorlandığım bir çok hasta ile karşılaştım. İlginçtir ki genelde sosyo ekonomik düzeyi yüksek, etrafında danışılacak doktorları olan hastalarla hep sorun yaşamışımdır. Öyle hastalar olmuştur ki hocam biz ameliyat olmak istemiyoruz diye belirtip aylarca tedavi önerilere uyup tedaviyi başarı ile sonlandırmışızdır. Bu yüzdendir ki artık bu gurupta hastalarla sorun yaşamamak için önce sorun soruşturun emin olun sonra tedavinizi yapalım diyerek orta yolu bulmaya çalışıyorum. Ama yine de nafile. Sinirlenme sakin ol diye yapılan tavsiyelere uymak imkansız oluyor diyebilirim. Güya ben daha sağlıklı olmak için bu yolu seçmiştim. Bu yüzdendir ki artık mümkün olduğunca daha az çalışıp yeni yeni temellerini attığımız yaşlı konuk evi (ASİSTED LİVİNG) formatına geçmeye çalışıyorum. İnşallah orada daha mutlu bir hayatı yakalayabilirim.

 

Nedendir bilmiyorum eklenen yıllar biz hekimlerinde birbirine karşı saygılı ve etik davranış

Larını da değiştirmiş duruyor. Bir kaç gün önce bir hastam; hekim yakını olduğunu bir fizik tedavi uzmanı yakını tarafından ilaçlar verildiğini onları kullandığını ama 1 haftalık bir süreçte bacak ağrısı geçmeyince, fıtığının da kötü (patlak) olması nedeniyle beyin cerrahisi doktorlarına yönlendirildiğini anlattı. Bir hekim arkadaşımız ağrı ile ilgili enjeksiyon tedavileri yapmış, cevap alınamamış, gittiği diğer hekimler de bu hekim hakkında konuşup durmuşlar ve eleştirmişler. Hastayı muayene edip takip edeceğimiz yol ve seçenekleri anlattıktan sonra hastanın bana kendisine yapılan uygulamalar ile ilgili nasıl doğrumudur sorusu da oldukça ilginç idi??.Kendisine Hekim arkadaşım gerekeni yapmıştır dediğimde hasta şaşırdı.''Hocam ilk kez yapılanları ve doktoru eleştirmeyen birini görüyorum dedi ''Bunu öncesinde benzer sözleride bir çok hastadan da duymuştum bu yüzden pekte şaşırmamıştım.

Kendisine ben işime bakarım hekim arkadaşlarım gerekenleri yapmış ve önerilerde bulunmuştur dedim !!! Uzun sözün kısası şu ki herkes bir birinin kuyusunu kazmaya çalışıyor. Kötüleyince ne kazanacak kocaman bir boşluk ve yalnızlık ?

Bazı hastaları , ilaçların yazdırılması veya tetkiklerinin yapılması ve kronik rahatsızlıkların takibi için aile hekimlerine yönlendiriyorum.Azınlıkta olmakla birlikte , gelen hastalardan hocam şöyle şöyle....diye bir takım sızlanmalar duymuyor değilim.Sevgili arkadaşlarım , hastalara arkamızdan konuşmak yada eleştirmek yerine bu ilacı yazamıyorum yetkim dışı demek yerine, bu ilaç bu hastalıkta kullanılırmı?? vs diyerek hastanın kafasını karıştırmak sizlere ne kazandırıyor bence bir hiç.

Bense bana gelen bu hastalara hekim arkadaşlarımız yoğundur öyle demek istememiştir diyerek ortamı yumuşatmaya çalışıyorum. Lütfen hastalarla gereksiz konuşmalar yapmayıp MESLEKİ ONURUMUZU ZEDELEMEYELİM.BİZLERİN BİRBİRİNE TAMAMEN KENETLENME ZAMANI DEĞİLMİDİR!....

Yakın zamanda katıldığım omurilik gurubunun toplantısında diğer meslektaşlarımla karşılaşma fırsatım oldu. Onlara şunu söyledim ''eğer bir gün bir hasta veya yakını size benim sizin hakkınızda olumsuz bir şeyler söylediğimi iletirlerse asla inanmayın ve o kişiyi bana iletin dedim.'' böyle bir uygulama hekimler arasında yaygınlaşsa yani bizler birbirimize kenetlenip destek olsak, yani etik olmayı öğrensek toplum içinde çok daha prestijli bir yere sahip olacağımız nettir. Lütfen arkadaşlar Etik olup birbirimize destek olalım yoksa ilerde daha kötü bir gelecek bizleri bekliyor olabilir UNUTMAYALIM!!!!

Düşününki özel bir muayehane hekimiyseniz sorunlarınız dahada artıyor. Hastanede çalışan hekim arkadaşlar birbirlerinin yüzüne bakacakları için birbirlerini kötüleyemiyorlar, ama siz özelseniz kötülenmeye ve dedikodu yapılmaya açık bir mevzi gibisiniz bütün bu sıkıntılar sizi mutlaka bulabiliyor. İlginçtirki bir çok hasta bir çok hekimin arasına fitne tohumlarını işte böyle ekiyor. Bir çok hastadan hep şunu duymuşumdur biz senin gittiğin doktorun yazdığı ilaçları niye yazalım biz onun sekreterimiyiz vs gibi.Yada o doktorun yazdığı ilaçları alamıyorsanız doktor kaçak olabilir diye hastaları doldurup üzerinize gönderen hekimleride biliyorum. Hasta ofisime gelip bir sürü sorun çıkardı ve sağlık ocağındaki hekim arkadaşın aleyhimde bir çok konuşma yaptığını söyledi. Bundan sonra o hekim arkadaşımızı aradım telefonuma bakmadı mesaj yazdım. Sonradan lütfedip beni anladığını içeren bir not yazmış. Düşününki telefona bakma cesareti bile yok !!!

Bu yüzden artık hekimlere karşı şiddetler artmış ve bir çok arkadaşımız öldürülmüştür. Ne acıdır ki bir gurup hastanın gözünde hekimler işlerini doğru yapmayan eksik yapan hastaları düşünmeyen öldürülmeyi hakedecek kadar aciz insanlar olarak gösteriliyor. Bunun en önemli sebebinin yaratıcısı olarak ben malesef biz hekimlerin sorumlu olduğunu düşünüyorum. Bir hekime karşı bir hastayı sakinleştirecek en iyi kişi yine bir hekimdir kananatindeyim. Bir çok böyle hastayı çok kez sakinleştirdiğimi biliyorum. Düşününki bir teknikle ilgili konuşmacı olarak ülkemizde ve yurt dışında bir çok toplantıda konuşmacı olarak DAVET EDİLİYORSUNUZ .BİR ŞEY BİLİYORSUNUZ Kİ DAVET EDİLİYORSUNUZ. Hastanın birisi geliyor şu doktor dedi ki bu bir uydurmadır (o kişilere bence siz gidin sizi o kişiler tedavi etsin diyor ve takiplerini yapmıyorum). Çıldırmamak elde değil. Elindeki GEOGLE arama motoruna sizin isminizi yazsa verdiğiniz bütün konferanslar çalışmalar çıkacak, sosyal medyada bol takipçisi olan birileri adları lazım değil onlar kendilerini biliyor sizi hakksızca ve acımasızca eleştirip üzerinize iftiralar atabiliyor. Hayatım boyunca en büyük sıkıntıyı sağlık çalışanları ve ya onların yakınlarından,çok bilmiş hastalar yüzünden yaşadığımı söyleyebilirim. LÜTFEN ÖNÜMÜZE VE İŞİMİZE BAKALIM ARKADAŞLAR. Bunun yanında bu işi Figen hoca iyi yapar diye bana hasta gönderep fikir alan sağlıkçılara ve hekim arkadaşlarımada haksızlık etmek istemem tabiki onlarda kendilerini biliyor onlara da ayrıca teşekkür ediyorum.Lütfen arkadaşlar birbirimize saygılı olalım.Ne kadar saygı o kadar saygılı bir toplum ve hasta ile birlikte olacağız. Bunu asla unutmayalım.

Birazda sizlere bimer ve şikayetlerle ilgili yaşadığım örneklerden bahsetmek istiyorum.Biliyorum ki bu sadece benim değil tüm hekim arkadaşlarımın sıkıntısı. Şikayetleri sıralarsam,...Bu doktorun diploması sahte olabilir...,,bu doktorun ofisinde bir kaç dini yayın gördük...Doktorun çalışanları SSK lı değil... Mutfaklarında dağınıklık vardı.....,yapılan tedavileri anlamadık...,

yöntemleri incelermisiniz vs.... gibi saçma şeyler. En komiğide Ruhsatsız çalıştığınızla ilgili beyanlar.

bir hastanın şikayeti ile ilgili müdürlükten yine diploma ve ruhsatımın fotokopisini istediler. Bu arada da şikayet edenle ilgili tesadüfi olarak bir bilgiye ulaştım ve kendisini aradım. Verilen cevap çok ilginç idi. Hocam siz hoş bir bayansınız eşim sizi kıskanmış olmalı, o böyle şeylerler yapar kusura bakmayın dedi.Bende kendisi ile artık ilgilenemeyeceğimi söyledim.Bunun dışında bir kaç kişinin de sahte kişiler olduğunu TC numarası ile adres bilgilerinin uyumsuz olduğunu hatta bana hiç gelmediklerini de dedektifliğim sayesinde buldum.Yıllar önce kumlucada ki bir adresin peşine düştüm Muhtarını buldum .MUHTAR BANA HOCAM 30 YILDIR BURADAYIM BÖYLE BİR İSİM VE Tc Sİ OLAN HALDE ÇALIŞAN BİRİNİ HİÇ BİLMİYORUM DEDİ.İSİM ,TC NUMARASI VE ADRES YALAN. Sonuç bir hiç...Sahte insanlar ve onların şikayetleri ile uğraşıp boş yere enerjinizi bunlara harcamış oluyorsunuz. Bimer bu şikayetleri alır iken neden tek taraflı değerlendirme yapıyor onlara o doktora gittiğinize dair fatura vs sormuyor ??. Böyle bir mevzuda o şikayeti savcılığa iletip manevi tazminat davası bile açabiliyormuşuz; ama bunlarla uğraşacak hiç bir hekimin vakti olduğunu zannetmiyorum.Uzun lafın kısası yalanlarla uğraşıp duruyoruz.

 

İŞİN EVE NE GÖTÜRELİM DEDİĞİMİZ SON KISMINA GELİRSEK.

1.ÖZEL HEKİM OLARAK OFİSTE ÇALIŞMAK ÖZELLİKLE KÜLTÜR SEVİYESİ İLE ALAKALI SORUNLARI OLAN SAYGISIZ KİŞİLER NEDENİYLE OLDUKÇA SIKINTILI GÖRÜNMEKTEDİR.

2.PARASI İLE SİZE HERŞEYİ YAPTIRABİLECEKLERİNİ ZANNEDEN VE SORUN ÇIKARAN UKALA İNSANLAR ÇALIŞMAMIZI DAHADA ZORLAŞTIRMAKTADIR.(BEN BU TARZ HASTALARLA YOLUMA DEVAM ETMİYORUM,ONLARI KOÇ ÜNİVERSİTESİ VEYA ACIBADEM HASTANESİNE YÖNLENDİRİYORUM)

3.ÇOK KEZ ANLATIP TEDAVİ EDİP YÖNLENDİRDİĞİNİZ HASTALAR TEDAVİLERİNİ OLDUKTAN SONRA İYİLEŞİNCE KENDİ KENDİLERİNE İLAÇLARINI KESMEKTE YADA YILLAR GEÇSEDE SENELERCE KULLANMAKTADIR. (bana yıllar önce bel ağrıları veya baş ağrısı vs nedeniyle gelen hastaların yıllardır aynı ilaçları kullandığını bir çok hastan duydum.Hastaların eline notlar yazıp romatizmanız var vs diyerek aile hekimlerine gidip tetkik yaptırmlarını önerdiğim hastaların ilaçlarını kestiklerini yada kesmedikleri halde yıllarca tetkik yaptırmadıklarına da şahit oldum) SORUYORUM SİZLERE BİZ HEKİMLER NE YAPALIM???

4.ÖZEL HEKİMSENİZ HASTANIN,HERŞEYİ İLE SİZ UĞRAŞMAK ZORUNDA KALIYORSUNUZ. ŞEKERİ 500,TANSİYONU YÜKSEK ,KALPTE YETMEZLİĞİ VAR HER TÜRLÜ SORUN SİZİ BULUYOR. HASTA YÖNLENDİRDİĞİNİZ BRANŞ HEKİMLERİNİ SADECE DANIŞMAN HEKİM OLARAK GÖRÜYOR . TAKİP YİNE YOK ÇÜNKÜ GİTMİYORLAR.BU HASTALAR ACİLSERVİSLERE VE HASTANELERE SÜREKLİ EK YÜKALESEF SİZE DUYGU SÖMÜRÜSÜ YAPIP TEDAVİ,LERİN .TANSİYONU 17 OLAN HASTA SİNİRLENİNCE ÇIKIYOR BEN TANSİYON HASTASI DEĞİLİM DİYOR, HAPINIDA İÇMİYOR.

5.RABBİME ŞÜKÜRLER OLSUN Kİ ÇOK SORUN ÇIKARAN HASTA İLE KARŞILAŞMIYORUM AMA KADAR MUAYENE VE TEDAVİSİNİ YAPTIĞINIZ PARASINI ÖDEMEYEN KİŞİLER AZINSANMAYACAK KADAR ÇOK (komşumuz bir dükkan çalışanının annesinin muayene ve tedavilerini yaptım .Annesi de iyileşti. Ben borcunu ödemesini bekler iken borcumuz çok ödeyemeyeceğiz dedi. Ben de bir bardak soğuk su içtim. Piyasada her sektörde olduğu gibi bu tip insanlar çok,).

6.Etik kurallara uymayan ekim ve sağlık personelleride özel hekimlikte yukarıda bahsettiğim gibi çok büyük sorunlar yaratıyor.

7.BİMER ADI ALTINDA YALAN YANLIŞ BİLGİLERLE YAPILAN ŞİKAYETLER ÖZEL HEKİMLERE KAMUDAKİ HEKİMLERDEN DAHA FAZLA SORUN ÇIKARDIĞI AŞİKARDIR..BUNŞLARIMIZINLARA BİR DÜZENLEME GELMESİ KANANTİNDEYİM.

8.İLAÇLARINI İÇMEYEN YADA GEREKSİZ KULLANAN HASTALAR YÜZÜNDEN, TEDAVİLER ZORLANMAKTA, İSTENİLEN YOLDA İLERLENİLEMEMEKTEDİR.

9.MEDYA DA YAPILAN PROGRAMLARLA HEKİM ARKADAŞLARIMIZIN KÖTÜLENMESİ YERİNE İTİBARININ ESKİ DÖNEMDEKİ YILLARA GETİRİLMESİ İÇİN BİZLER HEP BİRLİKTE HAREKET ETMELİ VE EL ELE VERMELİYİZ.HEKİME ŞİDDETİ 0 FIRA ÇEKMELİYİZ.

10.SAĞLIK BAKANLIĞININ DESTEKLERİ İLE KAMU OYUNU BİLGİLENDİREN PROGRAMLARIN YAPILMASI , HASTALIK VE İLAÇ KULLANIMI İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRMELERE DAHA FAZLA YER VERİLMESİ KANAANTİDEYİM.

Yaklaşan 14 mart hekimlerin bayramında, bizler bir bayram havasında olmalı yaptığımız hipokrat yeminini yerine getiren bireyler olarak mutlu ve mesut olmalıyız.TÜRK TABİPLER BİRLİĞİ ÇATISI ALTINDA BULUNAN BİR ÇOK HEKİM SEÇİMLERDE İSTEDİĞİ GURUBU SEÇEBİLEKTEDİR.YANİ B U KONUDA BİR KISITLAMA YOKTUR.HEKİMLERİN BİR ÇOK SIKINTILARINDA TABİP ODALARI SİYASETTEN UZAK OLARAK HEKİMLERİN YANINDA VAR GÜCÜ İLE YER ALMAYA DEVAM ETMELİDİR.

SEVGİLERİMLE NİCE 14 MARTLARA İNŞALLAH.

 

 

 

*

*

* Şehit hekimler ve 14 Mart

 

O gün ki işgal altında istanbul, inanılmaz kesif bir koku ve karanlık la birlikte

Ortam toz duman, ağlayanlar ve umutsuzlar koşuyor ordan araya

Üç gün önce karar vermişiz biz tıbbiyeliler, yapacağız bir şeyler

Ölmekte olsa dönmeyeceğiz geri, düşüncelerden ve istemlerden

 

Bizlerdik ki bir avuç öğrenci, kimi bir, kimi ikinci sınıf, yok daha ileresi

Konuşuyoruz hararetli, beyazıtda bir ağaç altında, hafif soğuk bir havada

Planlıyoruz, o günü kutlamalıyız kalben ve en içten çoşkuyla

Yer neresi olmalı, fazla dikkate beyan değil ama uygun bir yer

 

Giyiniyoruz en güzel elbiselerimizi fazla görünmeden ortada

Toplanıyoruz hoş, sessiz, uzak bir köşede, hüzünler içinde

Yanımızda onur konuklarımız, Fevzi, Besim ve Akil hoca

Ağlayan yürekler ve gülmeye çalışan gözlerle başlatıyoruz ilk kutlamayı

 

İlk kutlama, ilk ışık mıydı o güne ve gelecek nesillere miras,

Savaşta kaybedilen kardeşlerimiz de hatırlanmalıydı, o günde

Burukta olsak, titreyerek içten ; yemin ettik, söz verdik birbirimize

Hep el ele olacağız, koyacağız yüreğimizi ortaya yılmadan

Bu yazı toplam 1233 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Antalya Haberal | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.