1
  • BIST 1.542
  • Altın 442,399
  • Dolar 7,3985
  • Euro 9,0105
  • Antalya 7 °C

ŞAHSİ İŞLERİM

Teslime Tosun


KÖŞEBAŞI 

ŞAHSİ İŞLERİM 

 

Bir haftadır ortalığa bombalayıp, iki gündür neden yazmadığımı merak edenler için bir açıklama yapmam lazım.  "Susturuldu, baskılar nedeniyle yazamıyor, yazacak bir şeyi kalmadı" filan düşünebilir insanlar. 

Hayatım boyunca bana çok şey kaybettiren "Geri adım atmama" gibi bir özelliğe sahibim ben. Sadece hatalı olduğuma inanırsam, hiç gocunmadan açık ve aleni bir şekilde özür diler, geri çekilirim. Bir haftadan bu yana yazdıklarım karşısında sadece neyi nasıl yaptıklarını, kimin torpil yaptığı filan açıklanmıştır. Ama asla yalanlanmamıştır!  (Her ne hikmetse o açıklama da tüm ısrarıma rağmen ben hariç, yazması gerekenlere gitmiştir. Onlar da zaten Muratpaşa Aklandı diye yazmışlardır)

 

Neyse ben size iki günlük maceramı anlatayım. 

Sevgili arkadaşlar, iki gündür kendi işlerim ile uğraşmak zorunda kaldığım için yazmaya fırsatım olmadı. Öncelikle resmi işlerim vardı onları hallettim. 

Ardından özellikle evi olmayan meslektaşlarımızı ev sahibi yapabilmek için kooperatifleşme yoluna gidiyoruz.  Hızlı bir şekilde onların işlemlerini hallettim. Sevgili muhasebecimiz Çam müşavirliğin sahibi Gülten Çam ve Gül Semra Çam'ın ofisini mesken tutup, onları hunharca çalıştırdım.   Evraklar arasında kaybolmalarına hiç acımadım! 

Bu arada Akdeniz Üniversitesinden doktorasını yapmaya çalışan, Kongo uyruklu anne ile güzeller güzeli 10 aylık kızı Emilie'nin yalnız ama onurlu bir şekilde ayakta durabilmesi için çabalıyoruz. Arkadaşımla beraber onlara eşya taşımaktan helak olduk desem yeridir. Ama Emilie'nin gülüşleri tüm yorgunluğumuzu alıyor. 


ÇENEM YORULDU

Bu kentin dört bir yanından ve kamu kurum ve kuruluşlardan bana gelen yolsuzluk ihbarlarına artık yetişemez oldum. Son bir haftadan bu yana telefonla konuşmaktan çenem ağrımaya başladı. 

Bazen vatandaşlarımızı anlamakta güçlük çekiyorum. Telefonla veya mail ile bir ihbarda bulunuyor, 1 saat sonra hesap soruyor, "Hani yazmadın, niye yazmadın" türünden. 

Arkadaşlar bana yaptığınız ihbarlar ve yönlendirdiğiniz belgeleri kendi süzgecimden geçirmem gerekiyor. Gerekli kurum ve kuruluşlardan çek ettirmem gerekiyor. Bunun için zamana ihtiyacım var. Bu kentte sadece ben gazetecilik yapmıyorum. Onlarca meslektaşım var. Lütfen onlara da bilgi, belge gönderiniz.  

NOT: Dün evi olmayan basın camiasındaki arkadaşlar için kooperatifleşme işi için Lara bölgesine gittim. Dönüşte Laura Alış veriş merkezinin oradaki kavşağı Kırcamiye doğru geçtiğimizde orada Antalya Valiliği'ne bağlı İl Kültür Müdürlüğü Ahmet Sönmez kütüphanesi  var. Yakınlarım bilir Teksas-Tommiks-Zagor-Mister No gibi çizgi romanların hastasıyım.  Doğruca Kütüphaneye girdim. Hiç kimse yok. Neyse pencerelere yapıştırılan uyarı yazıları nedeniyle neredeyse perde vazifesi gören, A4 çıktılarının altından idari bölüme bakınca  "Ohhh miss, mis" çaylar demlenmiş, simitler, zeytin peynirler çok güzel kahvaltı ediyorlar. Neyse, son derece kibar bir hanımefendi geldi ve bana yardımcı oldu. Çizgi roman olmadığını, diğer romanların yerlerini gösterdi. Ben ise kafeteryadan kendime bir tost yaptırdım. Elimde tostla üst kata çıktığımda yine idari bölümde çalışan bir beyefendi, idari bölümün sote kısmında cep telefonu ile sosyal medyadaydı. Kütüphane o kadar düzensiz, kitaplar ortalıkta, garibime gitti. 
Çıkışta yardımcı olmak için elinden geleni yapan ve son derece nezaketli hanımefendiye "Ben içeri girerken neden benim HES kodumu sormadınız, ateşimi ölçmediniz" diye sordum. "Arkadaş yapacaktı" gibi konuştu.  "Hem burada kitap alınca çıkıyor isminiz" dedi. Ben kütüphanede saatler geçirdikten sonra, giderken kitap almış isem kayıt yaptırıyorum. Daha fazla hanımefendiyi rahatsız etmemek için çıktım. Ben Covit'li olsaydım, üst katta bir genç kız ders çalışıyordu. O'na bulaştırmış olacaktım. 

Ayrıca Kırcamideki Kütüphanenin sorumlusu kimse Covid döneminde işi iyice salmış. Valiliğin kesin talimatı "İşyerinde kahvaltı yapmayacaksınız" diye.  Göreve  zaten saat 10.00'da geliyorsun. Bari evinde kahvaltı yap ta öyle gel. Kitaplar yerlerde, pencere kenarlarında, dağınık, atılmış perişan halde. Bir kitapsever olarak üzüldüm.  

Bu yazı toplam 2218 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Antalya Haberal | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.