1
  • BIST 1.094
  • Altın 467,900
  • Dolar 7,6246
  • Euro 8,9581
  • Antalya 32 °C

Tefekkür İle Bir Ömür Geçirmek

Osman Artan

Yaşlarımız farklı olsa da hepimiz ömür denilen sayılı günlere sahibiz. Ne bir nefes önce ne de bir nefes
sonra, sadece Allah Teâlâ’nın bildiği bir anda, can emanetimizi teslim edip bu dünyadan göçeceğiz. Hesap için
mahşer meydanına doğru yola çıkarken, yanımızda imanımız ve salih amellerimiz dışında azığımız olmayacak.
Zamanın değerini, hayatın anlamını, gençliğin önemini, bir lokma nimetin ve bir nefes sıhhatin şükrünü
idrak edebilmişsek ne mutlu bize! Ama günlerimizi heba etmiş, malımızı israfla yemiş, aklımızı ya da
bedenimizi zehirlemiş, sevdiklerimizi incitmiş, ibadetlerimizi aksatmışsak, eyvahlar olsun bize!
Bir miladi yılın daha sonuna geldiğimiz şu günlerde, ömrümüzden bir koca yıl daha eksildi ve ölüme bir
adım daha yaklaştık. O halde tefekkür zamanıdır! Geliniz, geride bıraktığımız yıl içerisinde neler yaşadığımızı,
hangi manevi bereket kapılarından ve ilâhî imtihanlardan geçtiğimizi hep birlikte tefekkür edelim.
Geride bıraktığımız yılın başında üç ayları karşıladık. Rahmetin ilk cemresi Regaib’i, zihnimizin
berraklığı ve yüreğimizin ferahlığı Mirac’ı, mağfiretin zirvesi Berat’ı idrak ettik. Acaba bu müstesna geceleri
fırsat bilerek rağbetimizi Rabbimize yöneltebildik mi? Peygamberimizin “gözümün nuru” dediği
namazlarımıza daha sıkı sarılabildik mi? Pişman olup tevbe ederek hata ve günahlarımızdan uzaklaşabildik mi?
Her yıl olduğu gibi, bu yıl da Ramazan ile müşerref olduk. Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’ni
idrak edip bayrama kavuştuk. Ne kadar hamd etsek azdır! Zira mübarek Ramazan ayı, infak ve ihsanın tadıyla
nice yardımlaşma ve paylaşma imkânı sundu bize. Sahurla berekete, oruçla sıhhate, Kur’an’la nura, teravihle
huzura eriştik. Kendimize soralım: Ramazan’ın bereketini kuşanıp, yıl boyunca mazlum ve muhtaç
kardeşlerimizin dertlerine çare olabildik mi? Kur’an ayı bittikten sonra da Kur’an ile yaşamaya devam
edebildik mi? Zikreden dilimiz, şükreden kalbimiz, tevekkül eden aklımız, sabreden bedenimiz bu güzel
hasletlere alıştı mı?
Yine bu yıl içinde, iman, sadakat, şükür ve teslimiyetin ifadesi olan kurbanlarımızla bayram yaptık.
Komşularımızın, akrabalarımızın, yoksulların, yetimlerin haklarını gözettik. Bayramın barış, huzur ve kardeşlik
iklimini yaşadık. Acaba geçirdiğimiz Kurban Bayramı, Rabbimize olan bağlılığımızı, sevgi ve itaatimizi
güçlendirdi mi? Bayramın ardından yıl boyunca sadaka ve infak bilincimizi canlı tutabildik mi? Paylaştıkça
mutlu olabildik mi?
Geride bıraktığımız yılın son diliminde, Peygamber Efendimizin dünyamızı teşrifini ve Mevlid-i Nebi
Haftası’nı idrak ettik. Bu hafta vesilesiyle, Allah Resûlü (s.a.s)’in aile konusundaki tavsiyelerini dinledik. Onun
ailesinde şefkat, adalet, güven ve istişarenin hâkim olduğunu yeniden hatırladık. Kendimize soralım:
Peygamberimizi örnek alarak aile değerlerimize sahip çıkabildik mi? Sevgiyle kurduğumuz yuvalarımızı adalet
ve merhametle koruyabildik mi? Şiddete asla müsamaha göstermeyerek, sorunlarımıza akl-ı selim ile çare
bulabildik mi?
Dünya hayatı ahirete uzanan bir yol; insan sorumluluk yüklenen bir yolcu; ömür ise meşakkatli ama
kıymetli bir yolculuktur. Öyleyse dünyada yolcu olduğumuzu aklımızdan çıkarmayalım. Dünyalık olan ne
varsa, hepsine bir yolcu kadar değer verip, nihai hedefimizin cennet olduğunu unutmadan yaşayalım.
Ömrümüzün ve elimizdeki nimetlerin kıymetini bilelim. Her günümüzü Rabbimizin rızasına uygun, faydalı
işlerle, iyilik gayesi ve tefekkür sermayesi ile geçirelim.

Bu yazı toplam 311 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Antalya Haberal | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.