1
  • BIST 1.094
  • Altın 464,363
  • Dolar 7,6142
  • Euro 8,9392
  • Antalya 31 °C

YETİŞ YA HIZIR!

Kazım Engin

 Hikâyedir anlatılır; yaşanmıştır, gerçektir der yöre insanı.

Bundan yaklaşık iki yüz yıl önce, Çiçek Baba Dağı'nın kalbinden Köyceğiz Gölü'ne akan nehir kurur.

Nehrin yatak değiştirip yeraltına inmesiyle bu sudan hayat bulan yöre köylüleri 7 yıl boyunca kuraklığa ve fakirliğe mahkûm olur. 

Çaresizlik içindeki yöre halkı suyun gözü denilen kutsal çınarların arasındaki yerde toplanıp günlerce su için Hızır’a yalvarır ve dua ederler. 

Kayalardan suyun çıkması için top patlatmak da dâhil her şey yapılır ama sonuç alınamaz... Bir türlü can suyu bulunamaz... Kuruyan su geri gelmez. 

Bu sırada tüm yöre halkı çınarların altında toplanarak muhabbet etmeye, türküler söylemeye başlarlar. Adaklar adanır, dilekler tutulur, Hızır’dan suyun yanında herkes kendi dileğini istemeyi ihmal etmez. Bu toplantılarla birliktelik çoğalır ve bir şölene dönüşür...

Bu sırada, topların patlatıldığı yerden sular birden yeniden şarıldamaya başlar. Yeniden akmaya başlayan su, yorgun düşen halkın canına can katar. Yuvarlana yuvarlana Köyceğiz Gölü'ne varan bu bereketli suyun adı Yuvarlakçay olur. Suyun gözü yeniden yaşam saçmaktadır.

İşte o zamandan beri yöre halkı Hızır'ın yetişmesiyle birlikte yeniden akmaya başlayan suya, saygı ve şükranlarını sunmak için her yıl suyun gözünde toplanır. Bunun adı "Hızır’a Şükran Günü"dür.

En önemli şeyimiz umudumuzdur, O’nu kaybetmedikten sonra hepsi geçer, Hızır yetişir, sabırla koruk üzüm olur. Her gün güneş yeniden doğmaktadır çünkü. Doğan güneş aynı zamanda umudu da doğurur. 

Hz.Hızır; mekân ve zamandan münezzeh "kutsal" kimliktir. Ledun ilmide sahiptir, Ab-ı hayat ondadır. Hızır; insanlarda ki " Hakk’ın gizli yeteneklerini, kullanılmamış potansiyeli ) açığa çıkarır ve açığa çıkan gücün de, insanlar için, yararlı ve pozitif olarak kullanılmasını sağlar. Çünkü Hızır aslında umuttur, Haktır, Hak-i kat’tir! Hakk için çabalayan, Hakikat yolcusu olan herkesin bedeninde bir Hızır potansiyeli, Hakk’ın nuru vardır. Öyle olmasa “Hızır gibi yetiştin “diyebilir miydik!

Hızır; “aksakallıdır, nur yüzlüdür ve boz atlıdır”. Gâhî Veli, Gâhî delidir, bir ermiş, bir evliyadır. Aynı zamanda Hızır bir bilgedir. Aksakalı olgunluğu, nurlu yüzü aydınlığı, boz atlı oluşu da her yanda, her yerde darda kalanın, zorda kalanın yardımına koşması içindir.

Hızır’ın bastığı yer yeşillenir, gezdiği yerler bereket sunar, dokunduğu insan şifa bulur Bu inançlar yüzyıllardır beklide bin yıllardır sürmekte ve gelecekte de sürecektir. Hızır Köyceğiz’de Yuvarlakçay’ı yeniden akıtmış, çok mu? Hızır umudun, bilince, bilincin dirence dönüşmesi ve bedenle bütünleşmesidir.

Yunus Emre’m bu Dünya’da,  /  İki kişi kalır derler,
Meğer Hızır İlyas ola,  /  Abı hayat içmiş gibi…

Kıssadan hisse; Bir usta iflas eder ve neyi var, neyi yoksa kaybeder.

 “Çırak üzgün bir şekilde ustasına 'her şeyimizi kaybettik usta, ne yapacağız? ' der. 

Usta 'Bir çay koy, Ya HIZIR! Deyip yeniden başlayalım!' diye cevap verir. 

Usta olmak böyle bir şey işte! Bize düşen de bu galiba…  Çağıralım o zaman!                                     

YETİŞ YA HIZIR!   

BOZ ATLI HIZIR HEPİMİZİN YOLDAŞI OLSUN!

Aşk ile!

Bu yazı toplam 1385 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Antalya Haberal | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.