Antalya Ticaret Borsası'nda (ATB) 1 Ekim'de yapılacak seçim öncesinde son meclis toplantısı düzenlendi. Seçime rakipsiz giren ATB Başkanı Ali Çandır, "Üreticiyi üretimde tutamazsak ne fiyat istikrarını ne de gıda arz güvenliğini sağlayabiliriz" dedi.
ATB Meclisi, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında Borsa Toplantı Salonu'nda toplandı. Toplantıda konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ı (OVP) tarım sektörü açısından değerlendirdi. Programda yüksek katma değerli üretim, Ar-Ge ve teknoloji kullanımı, yöresel ürünlerin ekonomik değerinin artırılması, verimlilik ve rekabetçilik başlıklarının öne çıktığını belirten Çandır, sektörün çözüm bekleyen sorunlarına da dikkat çekti.
Tarımsal istihdam, üretim maliyetleri, finansmana erişim ve gıda arz güvenliğini bu sorunlar arasında sıralayan Çandır, "Bizim beklentimiz; tarım politikalarının yalnızca fiyatlar üzerinden değil, üretimin devamlılığı ve üreticinin sürdürülebilirliği üzerinden de ele alınmasıdır. Çünkü kalıcı fiyat istikrarının yolu, üretimi ve arz kapasitesini güçlü tutmaktan geçiyor. Üreticiyi üretimde tutamazsak ne fiyat istikrarını ne de gıda arz güvenliğini sağlayabiliriz" diye konuştu. Çandır, OVP'deki hedeflerin uygulamaya yansımasını ve üretimi, yatırımı ve üreticiyi güçlendiren politikaların kalıcı hale gelmesini beklediklerini söyledi.
"Tarımda istikrarlı büyüme hedeflenmeli"
2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla sonuçlarına da değinen Çandır, ekonominin ilk çeyrekte yüzde 2,6, ikinci çeyrekte yüzde 2,3 büyüdüğünü belirtti. Büyümenin son beş yıllık ortalamalara göre ivme kaybettiğini ifade eden Çandır, "Tarım sektörümüz ise ilk çeyrekte yüzde 4,8, ikinci çeyrekte ise yüzde 13,3 büyüdü. Sektörümüzün büyümesi sevindiricidir. Ancak ikinci çeyrekteki yüksek büyümenin, geçen yılki düşük üretimin ardından bu yıl rekoltede yaşanan artışın oluşturduğu baz etkisini içerdiğini de unutmamalıyız" dedi.
Yüksek büyüme oranının tek başına sürdürülebilir büyüme göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Çandır, tarımda üreticinin kazandığı, üretimin arttığı ve sektörün geleceğine güvenle bakabildiği istikrarlı bir büyümenin hedeflenmesi gerektiğini kaydetti. Ticaret sektörünün büyümesinin ilk çeyrekte yüzde 3,5, ikinci çeyrekte ise yüzde 0,5 olduğunu aktaran Çandır, "Bu veriler bize iç talepteki yavaşlamanın üretim ve ticaret tarafında da etkilerinin hissedilmeye başladığını gösteriyor. Fiyat istikrarını kalıcı hale getirirken üretimi, yatırımı ve ticareti de güçlendirecek bir dengeye ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.
Dört yıllık çalışmaları anlattı
2022 yılında başlayan çalışma dönemlerinin sonuna geldiklerini belirten Çandır, geride kalan dört yılda üretim maliyetlerinin arttığını, finansmana erişimin zorlaştığını, iklim değişikliğinin etkilerinin daha fazla hissedildiğini ve ihracat pazarlarında belirsizlikler yaşandığını söyledi. Üyelerin finansman, enerji maliyetleri, ihracat, iş gücü, sosyal güvenlik, mevzuat, üretim ve pazarlamaya ilişkin taleplerini başta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği olmak üzere bakanlıklara ve ilgili kurumlara ilettiklerini anlatan Çandır, sorunlarla birlikte çözüm önerilerini de sunduklarını belirtti.
Hububat, susam, yaş meyve sebze, zeytin ve zeytinyağı, et ticareti ve hayvancılık, kesme çiçek ile tıbbi ve aromatik bitkiler sektörlerinin temsilcileriyle bir araya geldiklerini aktaran Çandır, keçiboynuzu, keçi yetiştiriciliği, coğrafi işaretler, kırsal kalkınma, zeytinyağı ve tarım topraklarının korunması gibi konularda 9 ulusal ve uluslararası çalıştay düzenlediklerini söyledi.
Tarıma dayalı ihtisas sera organize tarım bölgesi ve Antalya'da hububat lisanslı depoculuğunun hayata geçirilmesi için fizibilite çalışmaları yürüttüklerini belirten Çandır, yaş meyve sebze ve kesme çiçek sektörlerinde UR-GE projelerini sürdürdüklerini kaydetti. Dört yılda 11 ülkede üyeleri yeni pazarlarla buluşturduklarını ifade eden Çandır, farklı coğrafyalardaki fuarlara katıldıklarını, üretim ve ticaret merkezlerini incelediklerini ve firmaların alıcılarla doğrudan görüşmesini sağladıklarını anlattı.
YÖREX aracılığıyla yöresel ve coğrafi işaretli ürünleri ticarete kazandırmaya çalıştıklarını hatırlatan Çandır, Antalya Tavşan Yüreği Zeytini için Avrupa Birliği'nde, bu zeytinden elde edilen zeytinyağı için ise Türkiye'de coğrafi işaret tescili başvurusu yaptıklarını belirtti. Kuraklık, iklim değişikliği, tarım topraklarının korunması, biyolojik çeşitlilik ve sürdürülebilirliği de gündemde tuttuklarını ifade eden Çandır, sözlerini şöyle tamamladı:
"Geride bıraktığımız dört yılda kusursuz olduğumuzu söylemiyoruz. Yapmak isteyip yapamadıklarımız da oldu. Sonuçlandıramadığımız, takip etmeye devam ettiğimiz işlerimiz de var. Ama gönül rahatlığıyla şunu söyleyebilirim: Üyemizin meselesine hiçbir zaman kayıtsız kalmadık. Tarımın sorunlarına sırtımızı dönmedik. Antalya'nın geleceğini ilgilendiren hiçbir konuda sorumluluk almaktan kaçınmadık."




















Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.