Bu gün her şeyi bir kenara bırakalım ve size güzel bir hikaye anlatayım. .
Hayatta çok güzel şeyler de oluyor
Bundan 25-30 yıl önce Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğrenci olan bir arkadaşım vardı.
Zaman içinde elbette arkadaşımın ailesiyle de tanışmamız, muhabbetimiz ilerledi.
Arkadaşımın bir ablası var. .
İsmi Feride Tolaman. .
Görseniz dünya iyisi ve mutluluk hormonu serotonin yüklü bir kadın.
Eşi İbrahim ise ondan daha güleç yüzlü. .
İki çocukları var.
Topçular Er Eğitim tugayının bitişiğindeki bir bahçede mevsimine göre marul, brokoli, maydanoz gibi sebzeler yetiştirip, yetiştirdikleri ürünleri pazara çıkıp satıyorlar.
İki çocuklarını böyle büyüttüler. Her ikisi de meslek sahibi oldular.
Herkese iyilik yapar. Hiç kimse hakkında kötü konuşmaz.
Doktor arkadaşım ilk Çavdır’a tayin olduğunda kiraladığı ev oturulacak gibi değildi.
Feride ve İbrahim o evi temizleyip, çiçek gibi yaptılar ve kardeşini hiç yalnız bırakmadı.
Depresif zamanlarımda kaçarım Feride’nin tarlasına. Bazen seranın içinde bir türkü tutturmuş oluyorlar, ibrahimle birlikte. Hem taze fasulye bağlıyorlar hem türkü söylüyorlar.
Feride bir çay demler, iki yumurta kırar ibrahim ve ben yemek yeriz. Biraz onlara yardım ederim ve üzerimden tüm olumsuz şeyler akar gider.
Bazen çalışmaktan sıkılınca açıyorlar cep telefonundan hareketli bir türkü, camekanın içinde ibrahimle birlikte karşılıklı döktürüyorlar. .
Bazen Feride’nin muzipliği tutuyor, İbrahim’in cebinden çıkardığı 200 liralık banknotu tarlaya dikmeye çalıyor.
İbrahim ise “Bu toprakta
200 lira yetişmez, Euro diksene” diye eğlenir karısıyla
Evde ise evcil hayvan diye ördek ve papağan besliyor bizim Feride.
Aşure zamanı bir kazan aşure yapar, yerel sanatçımız Rasim Çetin ile oğlu da orkestrayı kurarlar. Her yıl geleneksel olarak aşure ve eğlence günü düzenler dostlarına, akrabalarına. .
Feride varsa bir yerde, kahkahalar hiç eksik olmaz.
Epey oldu, telefonda konuştuk. Dertliydi, sıkıntılıydı biraz.
Kızı evlendi ve yüksek kira ödüyor.
Zamanında Bayındır Mahallesinde yani adliyeye yakın bir konumda bir ev satın almıştı. Adliyede çalışan bir memura o zamanlar bu evini kiraya vermişti. Ama kira bu günkü şartlarda çok cüzi bir rakam kalıyor.
Feride evinden kadın memuru çıkartıp, yüksek kira ödeyen kızını ve damadını oturtmak istiyor.
Ama kadın adliyede çalıştığı için Feridenin açtığı tüm davalar ret ediliyor ve taliye davalarını kaybediyor. Mahkeme “Senin ihtiyacın yok” diyerek Feride’nin evinden adliye personelini tahliye etmiyor.
Feride “Ben yazın 45 derece sıcağın altında, kışın soğuğunda 1 liraya marul satıp biriktirdim de aldım o evi. Kiracım olan adliye personeli kadın, hakimlerle konuşuyor ve benim davalarım reddediliyor. Bir de üstüne sanki ev sahibi oymuş gibi, bana bağırıp çağırıyor. O daha fazla ağrıma gidiyor” diye dertleniyordu.
Sonra geçtiğimiz günlerde Feride bir anda hastalandı.
Böbrekleri iflas etmiş.
Bunu duyduğum zaman şehir dışındaydım.
Daha ne oldu demeye kalmadan, diyalize bağlanmaya başladı.
Elbette canlı donör olarak iki çocuğu hemen test verdi.
İbrahim durur mu?
O’da teste giriyor.
Feride itiraz ediyor, “Bana bir şey olursa, sen bari çocukların başında büyük olarak kal” diyor.
İbrahim ise şaka değil arkadaşlar bu diyalog gerçekten yaşandı.
İbrahim “Seni bana mehel gördükleri gün gönlüm sana akmıştı zaten. Seninle bir bütün oldum. Yarım kalarak bu dünyada yaşayamam. Sen olmazsan ben zaten ölüyüm. Bu güne kadar her şeyimizi paylaştık. Bu gün iki böbreği de paylaşırız” diyor
Doktor müjdeli haberi veriyor.
İbrahim, yüksek seviyede uyumlu çıkıyor.
Birbirlerine sarılarak ameliyata gidiyorlar.
İbrahim, Feride’den daha önce çıkıyor ameliyattan.
Feride uyanıp, kendisine geldiğinde baş ucunda yine İbrahim’i buluyor.
Birlikte yine şarkı söylüyorlar “İsmin ne dedim?, söyleyiverdi Feruide, Feride”
Allah nazarlardan sakınsın, günümüzde böyle uyumlu, mutlu ve huzurlu bir aile daha tanımadım.
Bakın çevrenize hiç tartışmadan, hep birlikte uyumlu, en önemlisi yanlarına gelen insanlara bile huzur veren bir çift var mı etrafınızda?
Feride ve ibrahimin dillere destan aşkları, birliktelikleri ömür boyu sürsün inşallah
Ziyaretçi yasağı var şimdi.
Biter bitmez geleceğim Feride. .
Biraz kendini toparlayınca pişiler yapacağız, aşureler kaynatacağız ve Rasim Çetin abimizin orkestrasının önünde İbrahim’le birlikte dirmil türküsünü oynayacaksınız.
Ama bu sefer bende size katılacağım.



















Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.