Doç. Dr. Dişel: "Her hasta için farklı bir yol haritası oluşturmak mümkün hale geldi"
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Umut Dişel, artık hastalığın adıyla değil, tümörün genetik özellikleriyle mücadele ettiklerini belirterek, "Her hasta için farklı...
03 Nisan 2026 Cuma 09:53

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Umut Dişel, artık hastalığın adıyla değil, tümörün genetik özellikleriyle mücadele ettiklerini belirterek, "Her hasta için farklı bir yol haritası oluşturmak mümkün hale geldi" dedi.
Kanser tedavisinde yeni bir döneme girildiğini belirten Acıbadem Adana Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Umut Dişel, "Kanser tek bir hastalık değil; her bireyde farklı bir yüz gösteren, karmaşık biyolojik süreçler bütünüdür. Bu nedenle aynı organdan çıkan iki tümör bile tamamen farklı tedavi gerektirebilir" ifadelerini kullandı.
Kanser tedavisinde moleküler onkoloji yaklaşımını anlatan Dişel, "Moleküler onkoloji; kanser hücrelerinin genetik ve biyokimyasal özelliklerini inceleyerek hastalığın kökenini, davranışını ve tedaviye vereceği yanıtı anlamamızı sağlar. Eskiden hastalar tümörün bulunduğu organa göre tedavi edilirdi. Oysa bugün biliyoruz ki asıl belirleyici olan tümörün genetik yapısıdır. Tedavi kararları artık genel istatistiklerin değil, bireyin tümörünün biyolojisinin rehberliğinde verilmektedir" diye konuştu.
"Her hastanın tümörüne özel harita çıkarılıyor"
Yeni nesil teknolojilerin tedaviyi kökten değiştirdiğini belirten Onkoloji Uzmanı Dişel, "Yeni nesil dizileme teknolojileri sayesinde tümör dokusundan elde edilen genetik materyalin kapsamlı analizi artık mümkündür. Bu sayede tümörün moleküler kimliği ortaya konulmakta ve her hastaya özel bir tedavi haritası çıkarılmaktadır" şeklinde konuştu.
Kişiselleştirilmiş tedavinin en önemli kazanımının genetik profilleme olduğuna dikkat çeken Dişel, "Genetik profilleme ile tümörde hedefe yönelik ilaçların etki edebileceği mutasyonlar, bağışıklık sistemiyle ilişkisi ve ilaçlara duyarlılığı belirlenebilmektedir. Bu da doğru ilacın doğru hastaya verilmesini sağlar. Yine bu sayede hastanın hangi tedaviden fayda görmeyeceğini de önceden öngörebiliyoruz. Böylece hem gereksiz tedavilerden kaçınılmakta hem de değerli zaman kaybının önüne geçilmektedir" dedi.
"Bağışıklık sistemiyle kanserle mücadele mümkün"
İmmünoterapinin moleküler onkoloji ile birlikte daha etkili hale geldiğini belirten Dişel, "Bağışıklık sistemini yeniden aktive eden bu tedaviler bazı hastalarda uzun süreli yanıtlar sağlayabilmektedir. Ancak hangi hastanın fayda göreceğini belirlemek için moleküler analizler büyük önem taşır" diye konuştu.
"Kanser artık kandan da takip edilebiliyor"
Sıvı biyopsi yöntemine değinen Onkoloji Uzmanı Umut Dişel, "Sıvı biyopsi ile basit bir kan örneğinden tümöre ait genetik materyali analiz edebiliyoruz. Bu yöntem tedaviye yanıtı erken dönemde izlememize ve hastalığı daha konforlu şekilde takip etmemize imkan sağlar" dedi.
"Artık tanıya değil, tümörün biyolojisine bakıyoruz"
Tedavi yaklaşımındaki dönüşümü "Artık yalnızca hastalığın adıyla değil, tümörün genetik özellikleriyle mücadele ediyoruz. Her hasta için farklı bir yol haritası oluşturmak mümkün hale geldi" diyerek özetleyen Dişel, "Hedefimiz her hastanın kendi biyolojisine en uygun tedaviyi, en az yan etkiyle ve en güçlü bilimsel kanıtlar eşliğinde sunmaktır" dedi.





