Bu gün sizlere siyasetin kısır çekişmesinden, yolsuzluk, arsızlık haricinde ibretlik bir olayı yazacağım.
Bu olayda kendi adıma bir çok ders aldığım, “Ne oldum değil, ne olacağım” sözlerini beynime kazıyan bir konudur bu. .
Ben de dahil hiç kimse ‘bana bir şey olmaz’ demesin. .
Samut inşaatın sahibi Hüseyin Samut’u Antalya kamuoyu çok yakından tanıyor.
Öyle bir iş insanı ki, bizim jetonla çalışan turnikeli bazı gazetecilerimiz, fettesiz iş yapmaya alışık olmayan bazı meslek büyüklerimizin bir dönem çok büyük ama çok çok büyük gözdesiydi. .
Bazıları “20 yıl önce yaptığı binanın boyasının solduğunu görünce, hemen talimat verip, o binanın dış cephesini yeniden boyattığı” iddiasını bir efsane gibi yazıyorlardı. .
Gece alemlerinin yakışıklı prensi, Hollywood starlarının, Türk yıldızlarının yanında boy gösteren, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın elinden çiçek ve plaket alan birisiydi.
Bir dönem, Sayın Cumhurbaşkanımızı karşılamak için aprona kadar çıkabilen, onun elinden plaket alabilen bir isimdi.
Sizin anlayacağınız özellikle ekabir kesimde kredibilitesi yüksek bir isimdi.
Peki Hüseyin Samut bu gün nerede biliyor musunuz?
Antalya L Tipi Kapalı cezaevinde tutuklu bulunuyor.
İlk cezaevine girdiği gün tuvalet kapısında yatırılanlardan birisi olmuştur mutlaka. .
Muratpaşa Esnaf ve Sanatkarlar Kooperatifine düzenlenen operasyonda, Adliyedeki yazı işleri müdürü sevgilisi H.Ç. ile birlikte gözaltına alınıp, tutuklanmışlar.
Polis, annesi adına usulsüz kredi çektiğini belirlediği H.Ç.’nin cep telefonuna el koyduğu zaman, Y.v.ş.k kod adıyla kayıtlı iş insanı Hüseyin Samut’la yaptıkları yazışmalar, para trafiği v.s bir çok özel görüşmeleri ortalığa dökülmüş.
Bu nedenle H.Ç. ile birlikte gözaltına alınan Hüseyin Samut’da çeşitli suç isnatları ile karşı karşıya kalıp, tutuklanmış.
O’nu ne Hollywood yıldızları, ne birlikte poz verdiği milletvekilleri, ne Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ne de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile çektirdiği fotoğraflar kurtarabilmiş.
H.Ç. ifadesinde arkadaşının bir arsasına yapılacak proje nedeniyle Hüseyin Samut ile görüştüklerini beyan edip, “Sonra kendisi ile sevgili olduk, bu ilişkimiz yaklaşık 3-3,5 sene kadar sürdü. Hatta bana mesaja konu 07HSB86 plaka sayılı Mercedes CLA 200 markalı aracı da hediye olarak almıştı. Sonrasında borçlarından dolayı sıkıştığını söyleyerek benden satışını istedi, ben de kendisine aracın satışını geri verdim. Onun dışındaki mesajda geçen iddiaları asılsızdır ve yalandır. Ben araç dışında başka bir hediye almadım, kendim zaten maaşlı çalışan bir bayanım, ihtiyacım da yoktur. Hüseyin SAMUT dışarıda da bu şekilde övünmeyi seven biridir. Kendisi şeker hastasıdır, şekeri yükselince ne dediğini bilmez, beni de o dönemler aşırı derecede kıskandığı için bu şekilde ani patlamaları ve öfke nöbetleri oluyordu. Bana gönderdiği mesajda savcıya 200 bin TL ödettin gibi yapmış olduğu yazışmada bunun Antalya 5. Ağır Ceza mahkemesinde devam eden davasını kaybetmişti. Ben kimseye kendi davası ile ilgili aracı olmadım, bir maddi menfaat temin etmedim, böyle bir talebim olmadı Hüseyin SAMUT’un bahsettiği davada Bölge Adliye Mahkemesinden de 5 sene ceza alarak onaylandı. Kendisi bana bir ödeme yapmamıştır. Hem bana hem de çoğu çevresine bu şekilde iftira atmaktadır” demiş
Hüseyin Samut, mesajlaşmalardaki havada uçuşan milyonları, suç unsuru olan konuları sadece “Zamanla da samimiyetimiz kendisi ile arttığından sevgili olduk hatta ilişkimiz ciddiydi 3.5 yıl kadar sürmüştü. 1 yıl kadar önce de ilişkimiz bittiğinden ayrıldık. H.Ç'nin telefonuna kayıt ettiği kişi benim, numara bana aittir. Söz konusu mesajlaşmanın H. Ç. ile aramda olup olmadığını hatırlamıyorum. Çünkü ben şeker hastasıyım rahatsızlığımdan dolayı hafızam zayıftır. Ancak benim Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinde alacak verecek konusundan dolayı davam vardı. Bu davamız istinaf aşamasındaydı konuyla ilgili bir restoranda avukatımla telefonla görüştüğüm sırada yanımda bulunan H.Ç. kulak misafiri olmuştu, ayrıca benim avukatıma ödeme yapmam gerekiyordu telefon görüşmesini sonlandırınca H.Ç. bana avukatına ne kadar ödeme yapacaksın diye sorunca ben kendisine 500 bin TL şeklinde cevap verdim daha sonrasında H.Ç. 500 bin TL çok deyince ben de kendisine 200 bin TL ödeme yapayım o zaman demiştim, o da olur demişti. Aynıca belirttiğim gibi bir dönem ilişki yaşadığımız H.Ç.lüks bir hayat yaşamak istiyordu, Kendisine yukarıda mesaj içeriğinde plakası belirtilen Mercedes CLA marka 2014 model aracı bile gönül ilişkimden dolayı hediye etmiştim. Tüm bu yaptığım harcalamalar ve hediye etmiş olduğum araçtan dolayı da ben kendisine toplamda 5 Milyon TL gibi bir para harcamıştım. Bahsi geçen Milyon mevzusu budur” demiş.
Bu gün her ikisi de tutuklu olarak yargılanmaları devam ediyor.
Böyle zamanlarda rahmetli annemin sözleri gelir aklıma.
“Güvenme güzelliğine, bir sivilce yeter. Güvenme servetine bir kıvılcım yeter” derdi. .
Yarın ne olacağımızı hiç kimse bilemez..
İnancımıza göre doğmadan önce alnımıza ne yazıyorsa onu yaşayacağız.
Bu ibretlik olayı bu gün para peşinde, rant peşinde koşanlar, siyasi ikbal peşinde her yolu mübah sayanlar için yazdım.
Kendim de dahil olmak üzere “Ne oldum değil, yarın ne olacağım?” demek lazım.
Ve ona göre yaşamak lazım.
Adalet terazisi herkesi tartar