ANTALYA ADINA

Teslime Tosun

Dün haberleri okuyorum, Sabah Gazetesinden İlker Tutak’ın haberine Konya’da, uyuşturucu operasyonunda durdurulan otomobilde 25 kilo eroin ele geçirilmiş. Araçtaki Narkotik Şube polisi M.B.Y.’nin kurye olduğu, talimatı ise Adana Terörle Mücadele Savcısı O. Y.’nin verdiği iddia edilmiş.

Odatv’nin başlığı ise daha ağırdı. “Baron savcı, kurye polis” olarak vermişlerdi. 8 ay boyunca teknik takipte bulunulmuş. Detaylarını Sabah gazetesinin ilgili haberinde okuyabilirsiniz.

Ben olayın başka tarafındayım.

Cumhuriyet Savcısının soy ismini okuduğum anda Antalya’lı olduğunu anladım. Varsak bölgesinin ünlü bir ailesine mensuptu.

Tarla kavgası, mal, yani dana, sığır gibi büyükbaş hayvanlar ekine girdi tartışması, evlenmek üzere kız kaçırması gibi sıradan-basit suçlar o aileden belki çıkabilir ama asla böyle bir şey çıkmazdı.

Ailenin onlarca ferdini tanıdığım için ve bir Antalya’lının böyle bir şeye bulaştığına çok üzüldüm açıkçası.

Cumhuriyet Savcısı O.Y. tutuklanmış ve konu artık yargıda. Olayın iç yüzünü ve hakkındaki hükmü mahkeme verecek.

---- --- -- -- -- --

MÜFTÜLÜĞÜMÜZÜ UYARIYORUZ!

Son günlerde Diyanet İşleri Başkanlığında bir tartışma var.

Son olarak Cübbeli Ahmet Hoca uyardı Diyanet yetkililerini “Kuveytli Vehhabi Şeyhi Osman El Hamis'in Sakarya'da camide vaaz veriyor, selefilik propagandası yapıyor” diyerek iddialarını dile getirdi.

Medyabar internet haber sitesinden Hüseyin Can İğdir’in özel haberinde ise Sakarya Müftüsü Hasan Başiş bu iddialara '' Ya bu iddiayı yapan kişiler neye göre yapıyor. Kendisinin vaazı sırasında söylediği sözler ile ilgili ne dinlediler? Kendisi Vehhabilik ile ilgili en ufak bir şey söylemedi. Ben orda takip ettim. Ya 35 yıllık devlet adamıyım. Böyle bir şeye müsaade eder miyiz?” diyerek cevap verdi.

Yani olay doğruydu!

Ben bu işe başka bir yönden bakmak isterim. Antalya çok kozmopolit bir yer. Dünyada var olan ülkelerin neredeyse yarısından fazlasının vatandaşları Antalya’da mukim.

Biz Antalya’daki camilerimize sahip çıkabiliyor muyuz?

Yıllar öncesinden biliyorum, Hüsnü Karakaş ve Sütçüler Mahallerinde bir-kaç cami Hizbullahçıların elindeydi. Antalya’daki cami yapılanmasını buradan yürütüyorlardı. Diyanetin kadrolu cami imamını, camiye sokmuyorlardı.

Bakın bu işler sıkıntılıdır. İstemediğimizden çok fazla çeşitli insanların bir arada yaşadığı bir kent olduk.

Antalya’daki müftülük yetkililerini ben de buradan uyarmış olayım.

Camilerimize sahip çıkın lütfen. Dışardan birilerinin camilerde vaaz vermesine, dini eğitim vermeye kalkmasına kesinlikle müsaade etmeyiniz. İmamın dışındaki hiç kimsenin sohbet toplantıları düzenlemesine müsamaha göstermeyiniz.

Bizden geçti ama çocuklarımız, gelecek nesillerimiz için bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum.