Geçtiğimiz haftanın son günü, Ankara’dan gelen misafirlerimi Kaş, Kalkan, Adrasan gibi turistik bölgelerine değil de, dağlık kesimde bulunan İbradı İlçemize götürdüm.
Misafirlerimize düğmeli evleri filan gezdiriyoruz, onlar İbradı’ya hayranlıkla oraya-buraya bakarken, ben de yanımdaki misafirlerine çaktırmadan hayranlıkla geziyorum.
Bir kere İbradı, Ormana, Ürünlü gibi sokaklar, mahalle araları tertemiz, pırıl pırıl. .
Yerde bir sigara izmariti veya boş bir kola kutusu bile göremedim.
Zaten ilk dikkatimi çeken şey sokakların temizliği oldu
Bal dök yala. . o kadar temiz yani
Tüm sokak araları kilitli taşlarla döşenmiş, sadece ana yola veya bir mahalleden, başka bir mahalleye giderken asvaltı görebiliyorsunuz.
Ormana’daki düğmeli evleri gezdik, meydandaki bir kahvehaneye oturdum. .
Kahvecinin dili tatlı, nazik ve bir kadar tok gözlü esnaf. .
Neyse kahvede güzel bir sohbet dönüyor, derken bende sohbete katıldım.
Onlardan birisi Tekirdağ’lı ve Manavgat’ta bir otelde çalışan bir işçi. .
“Ben her izin günümde buradayım. Manavgat bana dar geliyor. Biniyorum motoruma, doğruca buraya geliyorum. İlerleyen zamanlarda belki İbradı’ya yerleşirim” diyor. .
Allah Allah, dedim, “Abi herkes Manavgat’a yerleşmek ister, sen niye İbradıya yerleşmek istiyorsun” dedim.
“Buranın insanını, doğasını çok seviyorum” dedi.
Bu arada kahvedekiler ile konuşurken belediye başkanını sordum “Nasıl çalışıyor mu?” diye. .
“Biz Hatice Başkan’la ve Ak Partiyle hizmet gördük. Allah var, CHP’den sonra Ak Parti ve Hatice hanım İbradı’yı ihya etti” dediler.
“Ölümüzde, dirimizde, her şeyimizde yanımızda. Eskiden de öyleydi. Hiç değişmedi” dediler.
Bir başkası Hatice başkanın yerel sebze ve meyve üretimi için 20 bin fide dağıtımını anlattı.
Yemek yiyecek yer arıyoruz, Ormana’da bir köfteci var. Onun da köftesi bitmiş!
Baktım Hatice başkan Ormana’ya sadece kadınların çalıştığı bir restoran açmış!
Girdim içeriye, açık mutfak ve tertemiz bir yer. Kadınlar yemeklerin yanında akşam üzeri
Peynirli poğaça yapıyorlardı.
Her yer turist kaynıyordu. . Tatile gelenler tur otobüsleri ile İbradı’ya gelmişler. Ancak tek eksiklik tur otobüslerinin park edeceği bir alanın olmaması, diğeri ise yerel satıcılar için bir alan oluşturulmaması.
Bu nedenle yöresel ürünler için bir yer yapılmış olsa iyi olurdu diye düşündüm,.
Neyse Ormana’dan İbradı’ya geçtik, aradım Hatice Başkanı, kahve içmeye davet etti. .
Girdik makamına ama görmeniz lazım. .
Karşımda bir belediye başkanı değil, sanki yıllardır tanıdığınız birisi. .
Konuşurken “Kendime müfettiş istedim” diye bir cümle kurdu.
Anlamadım tekrar sordum, “Ben belediye başkanıyım ama alttaki personelin, memurun ne yaptığını bilemem. Ayrıca belki yanlış yaptığımız bir şey varsa ortaya çıksın, biz de öğrenip, doğrusunu yapalım” dedi.
Ağzım açık kaldı
Antalya’daki tüm belediye başkanlarının korkulu kabusu olan konuda kendisine müfettiş isteyen ilk belediye başkanı ile karşı karşıdayım. .
İbradı’da 20 yıl önce başlanan şehir otelinin inşaatını bitirmek üzere olduklarını büyük bir gururla anlattı.
Demirkapı tünelinin açılmasının ardından Antalya’dan İbradı’ya 1 saat 10 dakikalık bir yolculukla ulaşılabildiğinin altını çizen Hatice Sekmen “Artık en zor ulaşılan ilçe değil, en kolay ilçe olduk. Herkesi bekleriz” dedi.
Belediyeye ait araç bulunmazken ve hatta belediyede çalışan iş makinası operatörünün kendi iş makinasını belediyeye kiralamışken şimdi traktöründen, iş makinasına, çöp toplama kamyonundan, meclis üyelerinin hibesiyle TOG makam arabasına kadar her aracın İbradı belediyesine ait olmasını anlattı
4 kişi aç karnımızı 500 liraya İbradı belediyesi lokantasında doyurduk iyi mi?
Sizi bilmem ama ben gelecek yaz, İbradı’da ev kiralayıp, yaz aylarını orada geçirmeyi planlıyorum.
Onu, bunu geçelim, Sayın Hatice Sekmen İbradı’da belediyeciliğin kitabını yazıyor arkadaşlar. .
Bana inanmayın, gidin görün derim size