BUNUN NE İŞİ VAR ORADA?

Teslime Tosun

Antalya ve Türkiye’nin sinema ve animasyon çevrelerinin çok yakından tanıdığı, yaptığı Göbeklitepe animasyonu ile Japonları bile kendisine hayran bırakan, ödüllü yönetmenimiz Gökhan Çalbay’ın babası İlhami Çalbay geçtiğimiz günlerde Antalya Eğitim Araştırma Hastanesinde büyük bir ameliyat geçirdi.

Sonrasında yaklaşık 15 günlük yaşam mücadelesini maalesef kaybetti ve Gökhan Kardeşimiz gözyaşları içerisinde babasını toprağa verdi.

Babasının ameliyatından sonra tüm gününü Antalya Eğitim Araştırma Hastanesinde geçiren sevgili kardeşimizin gördükleri karşısında şaşkına dönmüş vaziyette.

Çünkü başıboş köpek ve kediler hastanenin içinde cirit attığı gibi, bazı hemşirelerin hijyen olayının üst sınırda olması gereken yoğun bakım ünitesinde kedi beslediklerine bile şahit olmuş.

Burası Hindistan’da bir hastane değil arkadaşlar, günde binlerce hastanın girip çıktığı, ölüm-kalım mücadelesi veren YOĞUN BAKIM ÜNİTESİNİN ÖNÜ

Eyy bu hastanenin başhekimi Sayın Doç. Dr. Orhan Aras beyefendi, aşağıdaki şu manzarayı görün lütfen. .

Ben bu manzarayı daha önce arkadaşım ameliyat olduğu zaman yaşamıştım.

Ameliyathaneden arkadaşım sedye ile çıkartılırken, ona başıboş bir köpek eşlik ediyordu.

Neymiş efendim, hemşireler, doktorlar besliyormuş. .

Tam hangi bölümde olduğunu hatırlayamıyorum ama bir kan alma ünitesinde kediler tıbbi malzemelerin arasında, çalışma masalarında geziyordu.

Benim gözlerim buna şahittir.

Eğitim Araştırma Hastanesinin bulunduğu Muratpaşa Belediyesi’nin sokak hayvanlarını toplama birimi, size hiç mi şikayet gelmedi?

Gelmediyse şimdi buradan vatandaş olarak ben ihbar etmiş olayım

Yok mu bu hastanenin bir idari müdürü?

Yok mu bu hastanenin yoğun bakım sorumlusu?

Hiç mi görmüyorlar diyeceğim ama o kadar fazla görmüşler ki, artık onlara galiba normal geliyor

Sayın Başhekim Orhan Aras beyefendi uzmanlık alanınız nedeniyle başıboş hayvanlardan gelebilecek hidatik kisti, başka bulaşıcı hastalıklar konusunda size ahkam kesmeyeceğim ama lütfen arada bir hastaneyi şöyle bir dolaşın.

Sizin hemşireleriniz, doktorlarınız kedi-köpek sevecek diye zaten hasta olan hastalarınızın hayatını tehlikeye sokacak şeylere nasıl müsaade edersiniz?

Daha 15 gün bile olmadı Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 4 yaşındaki N.H. isimli minicik masum kız çocuğu kediden bulaşan Kuduz nedeniyle entübe edildi.

Yoğun Bakım gibi kritik bir alanda, ailelerin bile girip göremediği bu özel hijyen alanda kedinin ne işi vardır?

Buradan Sayın Sağlık Bakanımıza ve sağlıktan sorumlu Ak Parti Milletvekili Tuba Vural Çokal’a da seslenmiş olayım.

Lütfen şu olaya müdahale ediniz.

Hastane içinde başıboş köpek ve kedilerden bir kişiye bile kuduz mikrobu bulaştırırsa, bunu ne Antalya’ya. Ne Türkiye’ye ne de dünya sağlık çevrelerine anlatamazsınız.

Düşünsenize böyle bir haberin dünya medyasında yer bulmasının sonuçlarını

Rezil olmayı bırakın, turizm sektörüne de bıçak saplamış olursunuz. .