Bu günlerde medyayı dikkatle takip edenler şunu görüyor. Ülkenin dokunulmazları diye bilinenleri devlet bırakın dokunmayı, dürtüyor, itekliyor, kulağından tutup yargı önüne çıkartıyor.
Kimse devletten ve yasalardan güçlü değildir. .
Uzun süreden bu yana zaman zaman yapılan araştırmalarda toplum olarak adalete olan inancımızda ve güvencemizde eksilmeler vardı. Yasalarımızın bazı eksik veya yeterli olmadığı bölümlerden yararlananları gördükçe halkımızın adalete olan güveni ve inancı eksilmesini ben normal görüyorum.
İnsanlarda adalete olan inanç eksilince ülke içinde asayiş olayları yükselmeye başladı.
İşte tam bu noktada devlet refleksi devreye girdi.
Ben çok çok eminim ki, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bunu erken fark etti ve temiz eller değil “Temiz insanlar” talimatını verdi.
Antalya’da bunun örneğini gördük ve görmeye devam edeceğiz.
Türkiye’de ilk defa bir ilin, o da Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan görevi başında iken rüşvet iddiası ile tutuklandı.
Yeni gelen Emniyet Müdürü Sayın Sabit Akın Zaimoğlu, göreve gelir gelmez ilk operasyonunu “Zeytinköy” bataklığın yaptı.
Bunu yaparken, aynı zamanda profesyonel çekimlerle binlerce polis ve yüzlerce polis arabaları, helikopterler, dronlarla görsel olarak devletin gücünü halka hissettirdi.
Bir gecede tüm torbacıları v.s topladı geçti.
Ama operasyonu yapıp, bitirmedi. Operasyonlara devam etti.
Eskiden 90’lı yıllarda filan esnafı haraca kesmeye kalkan zibidileri polis yakaladığı zaman özellikle ensesinden tutup, haraç kesmeye çalıştığı çarşının ortasından yürüterek geçirirdi.
Bu devletin halkına “Korkmayın devletin polisi burada” demenin göstergesiydi.
Sayın Sabit Akın Zaimoğlu, o şaşaalı operasyonu aslında halka psikolojik olarak kendisinin güvende hissetmesi için “Korkmayın devletin Polisi burada” diyordu.
Antalya örneğinden devam edecek olursak yine bir ilk yaşandı ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı görevi başındayken tutuklandı.
İktidara yakın iş insanları, çuvalla parası olanlar tutuklandığında böyle bakıp kalmıştık.
En pahalı arabalara, en muazzam evlere, hesabını bilmediği kadar paraya sahip olan, kahvaltıya Fransa’ya, maç izlemeye İtalya’ya gidenler cezaevlerindeki yoğunluktan dolayı tuvaletlerin olduğu koridorda yatınca bu güne kadar umurlarında olmayan veya ‘bir şekilde hallederiz’ dedikleri devletin sert gücüne tosladıklarında ne olduklarını şaşırdılar.
Tüm ilişkileri çıkarlara dayalı olan yaşını, başını almış bu insanlar daha düne kadar oğlu, torunu yaşındaki Gökhan Böcek’i görüntülü arayıp içki içmeye davet ederken, birlikte iş tutmaya çalışırken devletin sert yüzünü görünce hemen itirafçı oldular.
İşte bunları gören, takip eden halkımızda adalete ve devlete olan güvenin yavaş, yavaş geri geldiğini hissetmeye başladım.
Çevremdekilerin, halkın arasındayım.
Çoğunluk olarak “Oh olsun” modunda. .
Kendisini dokunulmaz zanneden böyle daha çok kişiye devletin sert yüzünü göstermesini isteyenler çoğunlukta. .
Eski yörükler “Çok laf yalansız, çok para haramsız olmaz” derlerdi. .
Bir de son yıllarda haram paralarını Kıbrıs’a yatırıma kaydıranlar, ne bileyim Karabağ’da mülk alıp, vatandaşlık alanları da bir incelese devletimiz. Altından kimler çıkar görürüz.
Bana kalırsa Türkiye’deki ve Antalya’daki “Temiz insanlar” operasyonu devam edecek. .
Nerden mi biliyorum?
Mehmet Akif Ersoy gibi iktidara yakın bir gazeteciyi, Fenerbahçe’nin başkanı Sadettin Saran gibi isimleri bir sosyete torbacısı ele verdi.
Bizim Zeytinköy’de bu güne kadar 500 civarında torbacı toplandı. Elbette bunlar ifade verdi ve kimlere sattıklarını da söylediler.
Bana kalırsa bundan sonraki operasyonlar Antalya’nın anlı-şanlı isimler olabilir.
NOT: Yazmayayım, yazmayayım diyorum. Nefesi yeten zurnacı olsun diyorum ama gördükçe duramıyorum.
Antalya’nın da aralarında bulunduğu Esnaf Kredi Kefalet Kooperatiflerinin Isparta da bulunan 6. Bölge Birlik Başkanı Ahmet Tural Antalya’daki oda seçimlerine müdahil olmaya çalışıyor.
Esnaf oda başkanlarının çoğu aynı zamanda Kredi kefalet kooperatif başkanı. Desteklediği oda başkanları ile neredeyse haftanın üç-beş günü 7 Memet’e yemekteler.
Antalya esnafının aidatları ile 7 memet adeta ihya oldu.
Kardeşim senin ne işin var Antalya’da?
Antalya esnafını dizayn etmek sana mı kaldı?
Herkes kendi önünden yesin. .
Ahmet Tural kızını Antalya Büyükşehir Belediyesinde işe yerleştirmiş.
Bu kadar gücün varsa kızını neden Isparta Belediyesinde işe sokamadın?
Neden yalvar-yakar Antalya Büyükşehir belediyesine musallat oldun?
Isparda'da yüzüne bakan yok! İyi Partiden aday oldun aldığın oyu gördük. .
Ama suç sende değil, bizim Antalya’daki kefalet Kooperatifleri başkanlarının suçu.
Isparta ve Burdur’un tamamının Kepez Belediye sınırları içinde yer alan kadar esnafı yok, ama seni bölge birlik başkanı seçiyorlar ya ona yanıyorum.
2 bin nüfusu olmayan köyde bile kurduğun çakma tabela kooperatiflerin ile ayrıca ilgileneceğim.