EL ÖPTÜREN MÜDÜR

Teslime Tosun


KÖŞEBAŞI 

EL ÖPTÜREN MÜDÜR 

Dün Korkuteli taraflarındaydım. Hem Korkuteli Belediye Başkanı Ömer İşlek beyin Antalya'nın ilk ve en büyük canlı hayvan borsasının açılışına katıldım, hem de şöyle bir oraları dolaşmak istedim. 

Eski tanıdıklarım, dostlarımın yanısıra yazılarımdan beni takip eden Milli Eğitim Caimasından insanlar ile de görüştüm. Aman Allah'ım duyduklarım karşısında böyle bakakaldım. 


KOLTUĞU BIRAKMIYOR!
Kağıt üzerinde Elmalı, ama gerçekte Korkuteli İlçe Milli Eğitim Saygıdeğer Müdürü İsmet Yıldız bey, sizi o koltuğa japon yapıştırıcıyla mı yapıştırdılar da yerinize atanan müdürün koltuğunu teslim etmiyorsunuz?  Yeni eğitim-öğretim yılı başlıyor ve siz hala yerinize atanan Akif Tak'a makamı devretmiyor, adeta gasp ediyorsunuz. Bu ne cüret hocam? 

Atama yazısı mı elinize tebliğ edilmedi?

Korkuteli'ne tayini çıkan müdür bey,  sen o makamı boşaltmadığın için her gün bekliyor.  Herkesin işi gücü var hocam, sizin keyfinizi mi bekleyecekler? Eşiniz Tülay Yıldız hanımefendi encümen ve Ak Parti Korkuteli İlçe Kadın Kolları Başkanı olmasına mı güveniyorsunuz? Bakın Ak Parti Antalya'da değişim başladı. İl kadın kolları Başkanlığı el değiştirdi. Tülay Beşkonak Akçay gitti, yerine Ayşe Keyik Yılmaz atandı. Yengenin de siyasi hayatıyla oynamayın da. Benden söylemesi!

Ama burada komik duruma düşen bence İl Milli Eğitim Müdürü olmuştur. Düşünsenize bir ilin müdürüsünüz ve ilçe müdürleri arasında rotasyon yapıyorsunuz. Müdürlerinizden bir tanesi sizin aldığınız bu kararı tınlamıyor bile. Sizinle birlikte koca Milli Eğitim Bakanlığına kafa tutuyor, meydan okuyor!  Breh breh breh 

Ayrıca "Vatandaşların arasında müdür olacağım" diye konuştuğu gerekçesiyle rakip gördüğünüz bir yöneticiye soruşturma açtırmak da ne demek? Görevden aldırıp, Elmalı'ya sürgüne göndermek de ne demek? Velev ki konuştu. Bir insanın, bir üst makama gelme hevesi ve çabası kadar doğal ne olabilir ki? En doğal ve demokratik hakkıdır. Sizde bir üst makama gelmek için veya oturduğunuz  koltuğu bırakmamak için hiç mi kulis yapmıyorsunuz? Hiç mi siyasileri devreye sokmuyorsunuz da böyle şeylere tavassut ediyorsunuz?  

Rakip gördüğünüz meslektaşınızı yok etmeye çalıştığınız eforu keşke Korkuteli Milli Eğitimi için harcasanız. Gerçi onu da yapmadığınız gibi Türkiye'deki 71 okul içinde yer alan,  değil Korkuteli'nin Antalya'nın medarı iftiharı haline gelen OHSAS 18001 belgesi alan Fatma Mehmet Cadıl proje okulunun müdürüne kızıp "Sizin OHSAS 18001 belgenizi iptal ediyorum" diye bas bas bağırmazdınız. 

(Siz İlçe milli eğitim müdürüsünüz ama o kadar politize olmuşsunuz ki milli eğitim konusunda ben bile sizden daha fazla şey biliyorum artık.  Aramızda kalsın, o belgeyi iptal etme yetkisi sizde değil. Ha birde o okul müdürü o kadar başarılı olmuş ki Tübitak onların bilim fuarında projelerini destekleme kararı almış. Şimdi bunu duydunuz ya,Tübitak'a gidip (Bu okula proje desteği vermeyin)  de diyebilirsiniz ama yapmayın e mi?. Çocukların geleceği ile oynamayın e mi? )

EL ÖPTÜRMEK DE NEDİR YAHU? 

Bu arada kendinizi Osmanlı döneminde Yıldız Sarayında filan mı zannediyorsunuz bilemedim. Her okula bir ajan yerleştirmek de ne oluyor? İddiaya göre okulda olup bitenler, müdürün yanına kim geliyor, kim gidiyor? Kim hangi görüşte filan kendinize okulda hizmetli olur, müdür yardımcısı olur jurnalci edinmişsiniz. 

Bende olsam okulda ne olup bitiyor, güvendiğim birisinden bilgi edinmek isterim. Ama bilgi alacağınız bu kişinin oraya atanan idareci olması gerektiğine inanıyorum. Hadi bunu geçelim de gittiğiniz okullarda müdürlere, müdür yardımcılarına, öğretmenlere el öptürmek de neyin nesi? 


Herkes bunu konuşuyor Korkuteli'nde. "Daha karşıdan gelirken elini öptürme pozisyonunu alarak size doğru yürür diyorlar. Anlamadığımı söylediğimde tarif ettiler. Gülmekten kendimi alamadım. Gözümün önüne geldi. Affınıza sığınıyorum. siyah plakalı ve siyah renkli bir araç yaklaşıyor. İçinden siz iniyorsunuz. Ama daha arabadan inerken öptüreceğiniz sağ elinizin avuç içi yere bakacak şekilde, kolunuz ise göğüs hizasında hani tıpkı Almanya'da Hitler'in selam vermesi gibi hızla elinizi öptüreceğiniz kitleye doğru  yürüyorsunuz filan. Valla sesli güldüm. 

Nerden geliyor sizde hocam bu el öptürme hevesi. Ne anlamı var? Ben burada yine size bir şey demek istemiyorum. Sizin uzattığınız eli öpenlerde kabahat. Hangi devlet geleneğinde ilçe müdürünün  eli öğretmen, müdür, müdür yardımcısı tarafından öpülür? Yapmayın böyle şeyler hocam, çok sakil davranışlar bunlar. 

MEHMET ORHAN ÖZBEK

Bir önceki yazımızda kadrosuz yetkili, 11. Şube müdürü ve Eğitim Bir-Sen Teşkilatlanmadan sorumlu başkan yardımcısı Mehmet Orhan Özbek beyin yazılı sınavı geçen müdürlük mülakatlarından karar verici olmasını eleştirmiştik. 

Meğer Mehmet Orhan Özbek beyin asıl güvendiği yerin iktidar partisi değil Saadet Partisi olduğunu öğrendik. İddiaya göre son seçimlerde Ak Partinin karşısında yer alan Saadet Partisinin seçim çalışmalarına katılan Mehmet Orhan Özbek beyin gönlü oradaymış. Siyasi görüşüdür saygı duyarım ama Milli Eğitim de görevli 11. kadrosuz yetkili şube müdürünün  Saadet Partisi'nin seçim çalışmalarında  ne işi var demekte herhalde suç değildir. 

Bakın Türk-Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, sosyal medyadan yaptığı açıklama ile Türkiye genelinde 534 tane bu şekilde şube müdürü olduğundan ve oluşan kamu zararından bahsetti. Bence Antalya'da oluşacak kamu zararını Mehmet Orhan Özbek'e mi, Yüksel Arslan'a mı yoksa atama yazısının altında imzası bulunan Ak Saçlı yöneticiye mi rücu ederler bilemem. 

ATAY USLU 

Sayın vekilim, haddim değil ama lütfen daha fazla çocukların eğitimine zarar vermeden, öğretmenlerin daha fazla ahını almadan bu görevinizi münasip bir şekilde başka bir vekile devretmenizde fayda var. Sayın vekilim, Milli Eğitim konusunda başarısızlık ortada.  "Yapamadım" demek o kadar zor değil. Siz milli eğitim camiasından çok çiftçi camiası ile iç içesiniz. Bunu bir düşünün derim. 

Bu gün biraz uzun oldu ama konu çok fazlaydı

NOT: Mehmet Orhan Özbek'in hocam seçim çalışmalarındaki fotoğraflarınız geldi. İtiraz ederseniz, size gösterebilirim.