HABER VERİN, FIRTINA BİTTİ

Teslime Tosun

Önceki akşamdan bu yana Antalya bir felaketi yaşıyor.

Yağmur ve fırtınanın şiddeti çok kötüydü.

Şöyle bir baktım sosyal medyaya. Herkes belediye başkanlarına verip veriştiriyor. Bakıyorum adamın ne iş yaptığına muhasebeci. Ama arkadaş inşaat mühendisi gibi fetva veriyor, “Alt geçitler yapılmamalıydı”

Sıcacık evimizde oturup başkanlara, devletin kurumlarına sallamak çok kolay. Her birimiz klavye başına geçince yardırıyoruz.

Böyle çok yağmur ve fırtına olduğu zaman rahmetli annem hep “Allah dışarda kalanların yardımcısı olsun. Hiç olmazsa bizim başımızda bir dam var” derdi.

Dün fark etmeden aynı duayı tekrarlayıp durdum.

Aynı zamanda o yağmurda, fırtınada biz burnumuzu dışarı çıkaramazken belediyelerin temizlik, fen işleri, itfaiye gibi personellerini düşündüm. Ya polisimiz, jandarmamız? Devletimizin diğer çalışan insanları? Hepsi can siperane bir şekilde dün gün boyunca çalıştılar.

Bazı belediye başkanları bir de bu adamlara üç kuruş zammı fazla görüyorlar ya ona yanıyorum.

Şimdi ‘yiğidi öldür ama hakkını ver’ sözündeki gibi Antalya Valiliği döneminde kıyasıya eleştirdiğimiz İç İşleri Bakan Yardımcımız Münir Karaloğlu Ankara’dan koşup gelmiş. AFAD Merkezinde koordinasyonun başına geçmiş.

Ya Antalya Valimiz Hulisi Şahin? Makamında yağmuru seyretmiyordu. Çekmiş yağmurluğunu, devletin sokakta, vatandaşın yanı başında olduğu güven duygusunu hissetirdiğini kimse inkar edemez!

Dün yaşanan olağan afet nedeniyle en büyük yük Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile Kepez Belediye Başkanı ve Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü’nün sırtındaydı.

Sayın Böcek’in üzerinde ince bir yağmurluk gibi bir şey vardı. Yediği yağmurdan muhtemelen ıslanmış ve konuşurken tir tir titriyordu.

Bu adamın hiç mi etrafından kimse yok arkadaş? Şu adamın içine bir kazak giymesi gerektiğini, veya üzerine bir gocuk gibi bir şey giydirseniz ne olurdu?

Sayın Hakan Tütüncü’yü de görmeliydiniz!

Pire gibi, bir o mahallede ekiplerin başında, bir bu mahallede ihbara gitmiş. Personelini sevk ve idaresini yapıyor ama aynı zamanda fiilen gün boyunca o yağmurun altında deli gibi çalışıyordu.

Her şey Antalya halkı içindi.

Burada en önemli ve şu yukarda yazdıklarımın hepsinden ayrı Ak Parti Antalya Milletvekilimiz Mustafa Köse’ye, Tuğba Vural Çokal ve İbrahim Ethem Taş’a ayrıca bir teşekkürü bir alkışı hak ediyor.

Biliyorsunuz resmiyette Antalya’nın 17 vekili var.

Şöyle bir baktım sahada belediye başkanları ve valilik görevlileriyle birlikte sahada üzerlerine çekmişler yağmurlukları, ayaklarına giymişler çizmeleri vatandaşla beraber çalışıyorlardı.

CHP’li vekilleri sorarsanız eğer hiç birisi ama hiç birisi yoktu!

Zaten 6 vekilden Antalya’ya ait, olanı biteni 2 vekil var. 2'si yandan Antalya'lı, diğer ikisini hiç sormayın. Sevgililer gününde hediye eder gibi Antalya'lı CHP'liler Saadet ve Gelecek Partisine iki vekil hediye ettiler.

Cavit Arı milletvekilimiz Avrupa Parlamentosundaki bir toplantı için yurt dışında. Manavgat Milletvekili Aliye Coşar hanımefendi sosyal medyasından geçmiş olsun dileklerini iletmiş.

Gerisini görürseniz, haber verin oylarını toplayarak ceylan derisi koltuklara, dolgun maaşlara ve milletvekili imtiyazlarına kavuştuğunuz Antalya halkı bir felaketi yaşadı. 

Haber verin sayın vekillerimize fırtına dindi. Gelip "Vatandaşımızın yaralarını sarıyoruz. Hükümet şunu yapmadı, devlet bunu vermedi" diye eleştiri şovlarını yapabilirler.