Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından 81 ilde yapılan araştırmada ara tatillerin öğrenme kaybına yol açtığı yönündeki yaygın kaygıların saha verileriyle doğrulanmadığını belirten Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, öğretmenlerin yüzde 88,2'sinin, okul yöneticilerinin yüzde 72,1'inin ve velilerin yüzde 70,5'inin ara tatilin kaldırılmasına karşı olduğunu söyledi.
Memur-Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, ara tatil uygulamasına ilişkin Türkiye genelinde gerçekleştirilen kapsamlı saha araştırmasının sonuçlarını değerlendirdi. Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından 81 ilde yapılan araştırmaya toplam 119 bin 709 öğretmen, okul yöneticisi, öğrenci ve veli katıldı.
"Uygulamanın devamı isteniyor"
Miran, araştırma sonuçlarının ara tatil uygulamasının eğitim paydaşları tarafından güçlü şekilde benimsendiğini ortaya koyduğunu belirterek, öğretmenlerin yüzde 88,2'sinin, okul yöneticilerinin yüzde 72,1'inin ve velilerin yüzde 70,5'inin ara tatilin kaldırılmasına karşı olduğunu söyledi. Öğrencilerin de büyük ölçüde uygulamanın devamından yana görüş bildirdiğini ifade eden Miran, lise öğrencilerinin yüzde 85,7'sinin, ortaokul öğrencilerinin ise yüzde 78,4'ünün ara tatillerin sürmesini istediğini kaydetti.
"Kronik bir sorun yaşanmıyor"
Ara tatillerin öğrenme kaybına yol açtığı yönündeki yaygın kaygıların saha verileriyle doğrulanmadığını dile getiren Miran, öğretmenlerin yüzde 86,9'unun bu görüşe katılmadığını belirtti. Ayrıca öğretmenlerin yüzde 82,7'si ile öğrencilerin yaklaşık yüzde 80'inin tatil sonrası derslere uyum konusunda kronik bir sorun yaşanmadığını ifade ettiğini söyledi.
"Sınav grubu da aynı fikirde"
Sınav gruplarına ilişkin bulguların da dikkat çekici olduğunu belirten Miran, YKS'ye hazırlanan 12. sınıf öğrencilerinin yüzde 90,6'sının ve LGS'ye hazırlanan 8. sınıf öğrencilerinin yüzde 86,6'sının ara tatillerin ders çalışma düzenlerini bozmadığını ifade ettiğini aktardı. Öğretmenlerin yüzde 86,4'ünün de bu öğrencilerin akademik temposunun olumsuz etkilenmediği görüşünde olduğunu vurguladı.
"Tazelenme imkanı sunuyor"
Ara tatillerin öğrencilerin akademik yorgunluğunu azaltarak motivasyonlarını yenilemelerine katkı sağladığını belirten Miran, öğretmenlerin yüzde 87,3'ünün bu dönemlerin öğrenciler için bilişsel ve duygusal açıdan tazelenme imkânı sunduğunu düşündüğünü ifade etti. Velilerin büyük bölümünün de ara tatilleri ailece kaliteli zaman geçirmek için önemli bir fırsat olarak gördüğünü kaydeden Miran, öğretmenlerin yüzde 88,9'unun ve velilerin ortalama yüzde 70-77'sinin bu görüşü paylaştığını dile getirdi.
"Ağır akademik ödevler verilmemeli"
Araştırmada bazı geliştirilmesi gereken alanların da ortaya çıktığını belirten Miran, velilerin yaklaşık yüzde 50'sinin ara tatil dönemlerinde verilen yoğun ödev ve projelerin tatilin dinlenme ve yenilenme amacını gölgelediğini ifade ettiğini söyledi. Bu nedenle ara tatillerde öğrencilere ağır akademik ödevler yerine kitap okuma, hobi ve sosyal faaliyetlere yönlendirecek teşvik edici etkinliklerin planlanması gerektiğini vurguladı.
"Kaldırılması yerine geliştirilmesi gerekir"
Miran sözlerini şöyle sürdürdü: "Çalışan velilerin çocuk bakımı konusunda genel olarak ciddi bir mağduriyet yaşanmamıştır ancak özellikle okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklar için planlama ihtiyacının ortaya çıktığı görülmektedir. Bu nedenle ara tatil dönemlerinde okullar ve yerel yönetimler iş birliğiyle isteğe bağlı sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerin düzenlenmesi faydalı olacaktır. Mesleki gelişim faaliyetlerine yönelik ise öğretmenlerin yüzde 52,3'ü bu çalışmaların dinlenme ihtiyacıyla çakıştığı görüşünde iken yöneticiler yüzde 46,5'inin faaliyetlerin verimliliğini düşük bulduklarını dile getirdi. Bu nedenle mesleki gelişim faaliyetlerinin daha esnek, öğretmenlerin ihtiyaçlarına göre şekillenen ve verimliliği artıracak şekilde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Özetle ara tatil uygulamasının kaldırılması yerine geliştirilmesi gerektiği görülmektedir. Eğitim takviminin pedagojik dengeyi gözeten, öğrencilerin motivasyonunu destekleyen ve ailelerin beklentilerini dikkate alan bir yaklaşımla sürdürülmesi önemlidir."