Bu gün sizlere belediyelerdeki yolsuzluklardan, kurulan fuhuş zincirinden, kısır siyasi çekişmelerin haricinde genel bir konuya değinmek istiyorum.
Antalya Ticareti alarm veriyor.
Özellikle büyük firmalardaki nakit sorunu gün geçtikçe büyüyor.
Büyük firmaların batışı da büyük oluyor. .
Piyasada aç gözlülük enflasyonu var.
Bire alınan malı, 10’na satanı görünce, öteki 11’re satmaya çalışıyor.
Bu nedenle elindeki malı 5 liraya satan firma, aynı malı, aynı fiyata alamadığı için, 6 liraya aldığını 15 liraya satmaya çalışıyor.
Bu nedenle aç gözlülük enflasyonunu yaşıyoruz.
Yaş meyve ve sebze ihracatının en büyük merkezi Antalya toptancı halinde bile yurt dışından döviz gelmesine rağmen bazı büyük firmalar çarkı döndüremez hale gelmiş. .
Buradaki ihracat firmaları hem birbirine organik bağlı, hem de küçük esnaf ve en önemlisi üretici çiftçiye bağlı.
Çarkın içinde olan bir firma maddi anlamda tökezlediği zaman, silsile halinde bu diğerlerine sirayet ediyor.
O firma tohumcu, üreticiye ödeme yapamıyor, üretici gübreciye ödeme yapamıyor. Gübreci toptancıya ödeme yapamıyor, toptancı nakliyeciye ödeme yapamıyor derken silsile halinde bir çok küçük-büyük firmalar bu sarmala giriyorlar.
Gün geçtikçe şartlar ağırlaşmaya başladı ve herkes birbirinden borç para istediği kulağıma geliyor.
Bunlar arkadaşımdan bin lira borç alayım konusu hiç değil, konuşulan rakamlar dudak uçuklatacak cinsinden.
Toptancı halde firmaların milyonluk açık hesapları oluyor. Bu bölgede şubesi bulunan banka yetkilileri istihbarat elemanı gibi her gün böyle firmalardan birisi tökezlemeye başladığı anda hemen verdiği yüklü miktardaki krediyi taksitle değil, toplu olarak geri istiyor.
Firma “Toplu olarak geri ödeyemem” dediği anda, tüm hesaplarına, işlemlerine, mal varlıklarına haciz koyunca firmanın elini-ayağını iyice bağlıyor.
Çıkmaza giren firma çevresinden borç para bulabilmek için sokak sokak gezmeye başlıyor.
Bu firmaların meslek kuruluşları olan BAİB, TİCARET BORSASI ve ATSO maalesef önlerinde gelen felaketi, biliyorlar ama galiba ne yapacaklarını bilmiyorlar.
Veya her firma kendi bacağından asılır.
“Milyon dolarlık yat alacağına, borçlarını ödeseymiş” mantığı ile de konuya yaklaşıyor olabilirler.
Bakınız kurtarılabilir firmaların kurtarılması gerekiyor. Bu firmalarda onlarca kişi istihdam ediliyor.
Bilmem kim üzerine alınır ama bir an önce müdahale edilmesi, çözüm bulunması gerekiyor.













Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.