Gündem yoğunluğundan birkaç konuyu aynı anda yazmak zorunda kaldım.
Dün mecliste yapılacak olan CHP’nin paralel grup toplantılarını izlemek için sabah saat 10.00 sıralarında meclisin Dikmen kapısından değil de, başka bir kapısından girmek istedim.
Amacım saat 11.00’de Sayın Özgür Özel’in grup toplantısına yetişmeye çalışıyordum. Polis barikatlarının ilkini geçtim, ikinci güvenlik kapısında meclisin kapatıldığı belirtildi. Mecliste akredite olmuş bir gazeteci olduğumu belirterek basın kartımı gösterdim. Görevli “Basın dahil hiç kimse bu kapıdan geçemeyecek. Bakın o beyefendi de bekliyor” dedi.
Bir döndüm arkamı Şükrü Küçükşahin.
Aynı dönem Hürriyet Gazetesinde çalıştığımız için “Şükrü abi ne oluyor?” dedim.
“Abim 45 yıl meclis muhabirliği yaptım. İlk defa böyle bir durumla karşı karşıyayım ve meclise alınmıyorum” dedi.
“Abi seni bile kapıdan almıyorlarsa, ben hiç uğraşmayayım” dedim.
Tam bu sırada Deniz Zeyrek geldi. Durumu ona da anlattık. “Olur mu öyle şey” diyerek kapıya yöneldi. Ben gülerek ardından “Deniz abi sen bi yarma harekatı yap, biz arkandan geliyoruz” dedim.
Tam bu sırada Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun taraftarı olan partilileri genel merkeze çağırdığı paylaşımı sosyal medyaya düştü. Ben “Şükrü abi sana kolay gelsin, burada beklemektense genel merkeze geçeyim ben” dedim ve ayrıldım.
Dikmen kapısına yaklaştığım bir sırada Özelci ve Kılıçdaroğlu’cu partililer kendi aralarında atışıyorlardı. Hatta histeri krizine tutulmuş gibi bir genç hanımefendi yaşlı bir adama fiziki temasta buluyordu.
Böyle zamanlarda az uzamak iyidir. Arada kalırsan dayağı sen yersin.
Hem bu nedenle, hem de taksiye binebilmek için yolun karşısına geçmek için dönünce nerden geldiğini bilmediğim su dolu pet şişe omuzum ile ensemin arasına düştü.
Öfkeli CHP’lilerden su şişesiyle dayak yemiş oldum.
Ama yere düşen pet şişeye baktım. Henüz açılmamış bir su şişesiydi. Ben de yerden alıp, suyu içerek karşıya geçtim.
Detaylı olarak yarın bu yazıya devam edeceğim ama genel merkezdeki havayı size şöyle anlatayım.
Sayın Kılıçdaroğlu genel merkeze ilk geldiği günün belki üç katı partili toplantıya gelmişlerdi.
Yanlış hatırlamıyorsam 650 kişilik büyük konferans salonu dolduğu gibi ayakta duranlar, hınca hınç dolu ve bir o kadar da fuaye ve girişte insanlar vardı. Bir kısım insanlar ise dışarıya kurulan ekrandan Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını dinlediler.
Genel havayı söyleyeyim size. .
Kılıçdaroğlu’nu destekleyenler gölgelerden çıkmışlar. .
Üzerlerindeki “Linç ediliriz” korkusunu atmışlar. .
Yüzlerindeki biraz mahcup ifade gitmiş, hırslı ve agresif bir çehreye dönüşmüşler.
Kılıçdaroğlu, sahneye çıktığı andaki coşkuyu anlatamam. Genel başkanın söze sık sık “İhraç, ihraç” sözleri ile kesildi.
Sık sık “Fetönün itleri, yıldıramaz bizleri” ve “Hain veya pavyoncu Özgür, Kahraman Kılıçdaroğlu” sloganları ile yeri-göğü inlettiler.
Bu gün gündem yoğun demiştim.
Yarın sizlere genel merkezin koridorlarında, odalarında neler konuşuluyor ve hangi kararlar alındı onları yazacağım.
Antalya’da adaya kimler veda edecek bakalım?
Ama şu kadar ipucu vereyim. Arka arkasına hamleler, arka arkasına adımların kararları alındı.
Sizin anlayacağınız Kılıçdaroğlu düğmeye bastı
BRAVO ANTALYALI HARİCİYECİMİZE
Batum Başkonsolosu Adnan Altay Altınörs'ün kumarhanede çekildiği öne sürülen fotoğraflarının sosyal medyada yayınlanması üzerine görevden alındı.
Yerine ise Antalya’lı Banu Terzioğlu atandı.
Hay maşallah, hay maşallah Antalya’mızın zeki, başarılı ve güzel insanlarımıza
Başkonsolos Banu Terzioğlu 1980 yılında Antalya’da doğdu.
Antalya Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra lisans eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde, yüksek lisans eğitimini aynı üniversitenin Ortadoğu Araştırmaları Programı’nda tamamladı. 2005 yılında göreve başladığı Dışişleri Bakanlığı’nda merkezde Protokol Genel Müdür Yardımcılığı, Güney Asya Genel Müdür Yardımcılığı, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Dışişleri Özel Müşavirliği’nde, yurtdışında Amman Büyükelçiliği’nde çalıştı. 2012 yılında Avrupa Birliği Bakanlığı’na Bakanlık Müşaviriolarak atanarak Dışişleri Özel Müşavirliği görevini üstlendi. Mart 2016-Ağustos 2019 tarihleri arasında Dışişleri Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü’nde sırasıyla Bakan Danışmanı ve Daire Başkanı unvanıyla görev yaptı. 1 Eylül 2019 tarihinden itibaren Karlsruhe Başkonsolosu oldu. Ardından Gürcistan-Tiflis Başkonsolosluğuna müşavir olarak atanmıştı.
Antalya’nın evladı Banu Terzioğlu şimdi Tiflis Başkonsolosluğuna atandı.
Tebrikler ve başarılar diliyorum kardeşim.
ÇÜRÜMÜŞLÜK HER YERDE!
Antalya SGK İl Müdürü’nün tutuklandığı rüşvet çarkı deşifre oldu!
Eski Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe'nin "borç yapılandırma karşılığı 1 milyon rüşvet istendi" diye ifade verdiği ortaya çıktı.
Ah hiç sormayın dosyaya giren ifadeler ve delilleri
HTS ve banka kayıtlarıyla belgelenen dosyada; kafelerde poşetle elden teslim edilen paralar, hazır beton firmasından alınan mobilya çekleri ve otel sahiplerinden toplanan nakitlere dair itirafçı beyanları yer aldı. Turizmcilerin ve otelcilerin verdiği paralar filan.
İl Müdürü M.T. ve aracı şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
Bu dosya daha çok konuşulur.













Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.