Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Arslanhan, sıcak hava ile kapalı ve soğuk ortamlar arasında gidip gelmek, sinüslerin kendini dengelemesini zorlaştırarak şikayetlerin daha kolay ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.
Sinüsler, yüz kemiklerinin içinde bulunan, burunla bağlantılı hava boşluklarıdır. Bu boşlukların iç yüzeyi ince bir mukoza tabakasıyla kaplıdır. Ani ısı değişiklikleri, bu mukozanın şişmesine ve salgı dengesinin bozulmasına neden olabilir. Özellikle dış ortamda 38-40 derece sıcakta bulunup ardından 18-20 derecelik klimalı ortama girmenin sinüsleri olumsuz etkileyebileceğini söyleyen Medline Adana Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Arslanhan, yaz aylarında sinüs sağlığını korumaya yönelik uyarı ve önerilerde bulundu.
Bu belirtiler sinüzit habercisi olabilir
Sıcak-soğuk geçişlerine bağlı sinüs şikayetlerinde en sık burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, alın ve göz çevresinde baskı hissi, baş ağrısı ve yüzde dolgunluk görüldüğünü belirten Dr. Murat Arslanhan, "Bazı kişilerde kulaklarda tıkanıklık hissi ve boğazda tahriş de ortaya çıkabilir. Bu belirtiler her zaman bakteriyel bir enfeksiyon anlamına gelmez; çoğu zaman mukoza tahrişi ve ödem ön plandadır. Alerjik riniti olanlar, daha önce sinüzit geçirmiş kişiler, sigara kullananlar ve uzun süre klimalı ortamlarda çalışanlar sıcak-soğuk geçişlerinden daha fazla etkilenirler. Ayrıca çocuklar ve yaşlılarda burun ve sinüs mukozası çevresel değişikliklere karşı daha hassas olabilir. Gün içinde sık sık dışarıdaki sıcak hava ile kapalı ve soğuk ortamlar arasında gidip gelmek, sinüslerin kendini dengelemesini zorlaştırarak şikâyetlerin daha kolay ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle özellikle risk grubundaki kişilerin ani ısı değişimlerinden mümkün olduğunca kaçınması gerekir" diye konuştu.
Klima tek başına neden değil
Arslanhan, klimaların doğrudan sinüzit yapmadığını ancak ortam havasını kurutarak burun içindeki koruyucu tabakanın zayıflamasına yol açabildiğini söyleyerek, "Düzenli temizlenmeyen klimalar ise toz ve alerjenlerin yayılmasına neden olabilir. Özellikle alerjik bünyesi olan kişilerde ise bu durum sinüs yakınmalarını tetikleyebilir. Yaz aylarında araç klimasını çok düşük derecede tutmak, terli halde uzun süre soğuk hava akımına maruz kalmak ve gece boyunca doğrudan klimanın karşısında uyumak da sinüs şikâyetlerini artıran alışkanlıklar arasında yer alır. Bu nedenle serinlerken vücudu ani ısı değişimlerine maruz bırakmamak ve ortam sıcaklığını dengede tutmak önemlidir" dedi.
Dr. Arslanhan, yaz aylarında sinüsleri korumak için önerilerini şöyle sıraladı:
"Klima sıcaklığını dış ortamdan 6-8 dereceden fazla düşük ayarlamayın.
Terliyken doğrudan soğuk havaya maruz kalmayın.
Gün içerisinde bol miktarda su tüketin.
Burun içini nemli tutmak için tuzlu su spreylerinden yararlanmayı deneyin.
Klimaların filtre temizliğini düzenli şekilde yaptırın.
Uzun süren yüz ağrısı, ateş, koyu renkli akıntı veya 10 günden uzun süren şikayetlerde bir uzmana başvurun."



















Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.