Az nemli, bol rüzgarlı iyi bir hafta geçirmenizi temenni ederek bu haftanın ilk yazısına başlıyalım.
Son günlerde CHP’den istifa eden meclis üyelerini, sıradan partililerin sosyal medya paylaşımları sürekli önüme düşüp duruyor.
Adam bir başlıyor, “Bilmem kaç yılında, bilmem kaç yaşında” diye ergenliğinden başlıyor günümüze kadar partideki bayrak asmasından, gidip oy kullanmasına kadar destan yazıyor destan.
Düne kadar “Şöyle bir baktı” diye sevinçten gözleri dolanlar bu gün Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibine “Butlancı kayyum” diye hakaret etmeyi bir marifet sanıyorlar.
Sonunda da CHP’den istifa ettiğini ve Yeni Partiye geçtiğini anlatıyor.
Sürekli pas geçiyorum ama bu sosyal medyanın anlamadığım algoritması nedeniyle hep gözümün önünde.
Küçümsemiyorum lütfen yanlış anlaşılmasın ama şanlı mücadele ile destan yazdıklarını, tarihe bir not düştüklerini sanıyorlar
Belki öyledir, yaşamadan bilemeyiz
Sizlere bir şey diyeyim mi?
İstifa edenlerin çoğunluğu maalesef Muratpaşa Belediye Başkanı ve onun elindeki maşası haline gelen İl Başkanı Hasan Şahin’e duydukları tepkiden dolayı istifa ediyorlar.
Bakıyorum bazı partililer, parti içinde kalıp mücadele etmek yerine “Allah belasını versin bunların” deyip istifa edenler çoğunlukta. .
Maalesef şu an CHP’nin karar verici masalarda oturanlar da bu duruma kayıtsız kalıyorlar.
Siz istediğiniz kadar “Antalya gibi bir kent bir adamın inisiyatifine bırakılmaması gerekir” deyin.
Burada en fazla güvenilen ve partiyi toparlayacağına inanılan isim olan Av. Semih Esen’de çeşitli ayak oyunları ile Ümit Uysal ve ekibi tarafından ‘Şimdilik’ bertaraf edilmiş gibi görünüyor.
Parti içinde kalıp mücadele etmek yerine istifa ederek Yeni Partiye katılan arkadaşlara çok da iyi haberlerim yok aslında.
Yeni Parti Genel Başkanı Sayın Özgür Özel için “Zincirleme rüşvet” gibi çeşitli suçlamalar nedeniyle hakkında hazırlanan fezleke meclise geldi ve dokunulmazlığının kaldırılması gündemde.
Perşembenin gelişi, çarşambadan bellidir.
Bildiğim kadarıyla bu yıl TBMM çalışmaya devam edecek.
Sayın Özgür Özel başta olmak üzere haklarında fezleke hazırlanan Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Bülent Tezcan gibi isimlerin dokunulmazlıkları kaldırılıp, tutuklanırsa ne olur acaba?
Hiç öyle ülke karışır, avrupa ayağa kalkar, iç savaş çıkar, nehirler kurur, güneş tutulur, analar sütten kesilir diye beklenti içine girmeyiniz. .
Bu nedenle Gökhan Günaydın, kendisini genel başkanlığa hazırladığını fark ediyor musunuz?
Milletvekillerinin tuzu kuru, “Yuvamıza, baba ocağımıza dönüyoruz” deyip hiçbir şey olmamış gibi dönebilirler.
Ama istifa eden belediye başkanları, meclis üyeleri ve ismi biraz duyulan siyaseten beklenti içinde olanlar ne yapacaklar?
Dimyata pirince giderken, evdeki bulgurdan olmuş gibi bir ruh haline girecekler.













Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.