Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ile Ticaret Bakanlığı, külliyede esnaf temsilcileri olan oda başkanlarına iftar verdi.
Beştepe’de İftar daveti işlemleri şöyle oluyor. Muhatap olunan kurumdan oda başkanlarının isimlerini istiyorlar. TOBB Mesela. . TOBB Sicil müdürlüğü kendi yönetim kurulu üyelerinden başlayarak tüm oda ve borsa başkanlarının bilgilerini Külliye’ye bildiriyor.
Bu aşamadan sonra devreye istihbarat giriyor.
Biliyorsunuz tüm ülkelerde bu aynıdır. Devlet büyüklerini korumak için genel prosedürler var.
Mesela bu istihbarat aynı zamanda ismi skandala karışmış birisini Cumhurbaşkanlığı iftarına davet edilip, birde Cumhurbaşkanı ile fotoğrafları çıkarsa günlerce Türkiye’nin konuşacağı bir konu haline döner.
Sakıncalı, ismi şaibeli veya suça karışmış oda başkanı da olsa bu denetimden geçiriyorlar.
Bu iftar davet işinde de muhtemelen TESK’ten bu bilgiler istenmiştir.
TESK’de kendilerine bağlı federasyon ve oda başkanlarının isimlerini vermişlerdir.
Bilin bakalım Antalya’dan bu iftar davetinde kimler veto yedi?
Başta Mehmet Ali Alkan, arkasından Süleyman Şahin bir çoğu bu iftar davetine katılıp boy boy poz veremediler, şov yapamadılar.
Sakın (bize davet geldi ama biz gitmedik) demeyin
Bana söyleyenlerin günahı boynuna .
Bazıları da "Oda başkanlarına iftar" gibi şeyleri duyunca atlayıp, Ankara'ya gitmiş ama kapıda kalmış.
Ama mesela Antalya esnafına ihanet ekibinden Berberler Odası Başkanı Yüksel Uzun veto yememiş.
Külliye’de iftara katılmış.
Şovunu yapmış.
Aramızda kalsın Yüksel Uzun’un fotoğrafına bakınca kesinlikle (Bu adamdan zarar gelmez) demişlerdir basmışlardır geçer notunu.
Allah var, temiz ve sevimli bir yüzü var.
Devletin kabul noktasında sınır koyduğu bu arkadaşlar birde Ankara’daki Mehmet Yiğiner’in maşası olarak Antalya’da söz sahibi olmak istiyorlar.
Elbette herkes her yere hukuk çerçevesinde aday olabilir.
Ama AESOB Seçimleri sadece bir seçim olmayacak.
Antalya’nın Ankara’daki temsil noktasının en başında olması için bir seçim olacak.
NOT: Bakkallar Odası Başkanı Şahin Aba'nın da iftar programına dahil olmayanların arasında ismini yazmıştım. Meğer katılmış! Bu konuda kendisinden özür dilerim. Ancak ben onun 3-5 kuruş verip haber yaptırdığı gazetecilerden değilim. İnsaf etsin, ben 3-5 kuruşluk muyum? 9-10 kuruş deseydi "Hadi neyse" derdim. Ama ilk gördüğüm yerde kendisine kaç kuruşluk olduğumu kesinlikle unutmayacağı bir şekilde vücut dilimle anlatacağım.













Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.