1
  • BIST 12433.5
  • Altın 7114.83
  • Dolar 43.6485
  • Euro 51.9605
  • Antalya 9 °C

Sigorta sektörünün prim üretimi 1,2 trilyon TL’yi aştı

Sigorta sektörünün prim üretimi 1,2 trilyon TL’yi aştı
Türkiye Sigorta Birliği'nin (TSB) Ocak 2026 verilerine göre sigorta sektörünün toplam prim üretimi, bir önceki yıla göre yüzde 45,8 artarak 1,2 trilyon...

Türkiye Sigorta Birliği'nin (TSB) Ocak 2026 verilerine göre sigorta sektörünün toplam prim üretimi, bir önceki yıla göre yüzde 45,8 artarak 1,2 trilyon TL'yi aştı. 2025 yılı rekorla kapanırken, sektörde artan dijital pazarlama yatırımlarına rağmen üretimin ana yükünü yine acenteler taşıdı.

Girişimci Acenteler Platformu (TÜGAP) Başkanı Abdulcelil Alkış, 2025 verilerini değerlendirirken sigortacılığın özünün değişmediğini belirtti. Alkış, "Teknoloji bir araçtır. Sigortacılık ise güvene dayalı bir danışmanlık işidir. 2025 verileri, Türk halkının yapay zekaya değil, kendi acentesine güvendiğini bir kez daha gösterdi" dedi.

"2025 güven ve dönüşüm yılı oldu"

Alkış, 2024 yılında 838,7 milyar TL olan toplam prim üretiminin 2025 sonunda 1,2 trilyon TL'ye ulaşmasının yalnızca nominal bir büyüme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Enflasyondan arındırılmış verilere göre sektörün yüzde 11,4 oranında reel büyüme kaydettiğini belirten Alkış, özellikle hayat branşındaki artışa dikkat çekti.

2025 yılında en dikkat çekici büyümenin sağlık ve hayat sigortalarında yaşandığını kaydeden Alkış, hayat dışı sigortalarda reel büyümenin yüzde 8 seviyesinde kalırken, hayat sigortalarında bu oranın yüzde 36,8'e ulaştığını söyledi. Hayat branşındaki nominal büyümenin ise yüzde 79,1 olarak gerçekleştiğini belirtti. Alkış, "Türk halkı artık sigortayı bir lüks değil, ekonomik sürdürülebilirliğin temel şartı olarak görüyor. Özellikle sağlık sigortalarındaki artış ve hayat branşındaki güçlü büyüme, bireylerin geleceklerini güvence altına alma refleksinin güçlendiğini gösteriyor" diye konuştu.

"Dijitalleşme var, insansızlaşma yok"

2025 verilerinin dağıtım kanalları açısından da dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Alkış, TSB verilerine göre hayat dışı branşlarda prim üretiminin yaklaşık yüzde 65'inin hala acenteler üzerinden gerçekleştiğini ifade etti. Bankasürans ve doğrudan dijital satış kanallarının milyarlarca liralık reklam yatırımlarına rağmen, özellikle hasar anında birebir muhatap arayan sigortalıların güvenini aynı ölçüde kazanamadığını söyleyen Alkış, 2024 yılına kıyasla online kanalların pazar payındaki artışın yüzde 2 seviyesinde kaldığını ifade etti. Alkış, "Sigortalı artık en ucuz poliçeyi değil, en doğru teminatı arıyor. Dijitalleşme bir gerçek; ancak bu süreç acenteyi ortadan kaldırmıyor, aksine daha donanımlı hale getiriyor" ifadelerini kullandı.

Karmaşık risklerde uzmanlık öne çıkıyor

Branş bazlı reel büyüme oranlarının dağıtım kanallarının rolünü ortaya koyduğunu kaydeden Alkış, kasko branşında reel büyümenin yüzde 0,13 ile sınırlı kaldığını, yangın ve afet sigortalarında ise yüzde 3,86'lık reel artış yaşandığını söyledi. Bu tablonun özellikle karmaşık ve yüksek risk içeren poliçelerde uzman danışmanlığın tercih edildiğini gösterdiğini vurgulayan Alkış, "Dijital ekranlar hızlı olabilir; ancak risk analizi, teminat optimizasyonu ve hasar sonrası süreç yönetimi hala insan uzmanlığı gerektiriyor" dedi.

En büyük risk: Eksik sigorta

2025 yılında sektörde en çok karşılaşılan sorunlardan birinin "eksik sigorta" olduğunu belirten Alkış, ekonomik dalgalanmalar nedeniyle konut, araç ve işyeri değerlerinin hızla artmasına rağmen poliçelerdeki teminatların güncellenmemesinin hasar anında mağduriyetlere yol açtığını ifade etti. Alkış, "Bir varlığın değeri yıl içinde yüzde 50 artarken poliçedeki teminat sabit kalırsa, hasar anında büyük kayıp yaşanır. Bir algoritma, müşteriye enflasyonist ortamda zeyilname yapması gerektiğini bir acente hassasiyetiyle hatırlatamaz. 2025 yılında acenteler binlerce müşterisini bu riskten korudu" şeklinde konuştu.

Yeni dönem: Hibrit acente modeli

TÜGAP'ın teknolojiyi reddeden değil yöneten bir model benimsediğini belirten Alkış, "Hibrit Acente" yaklaşımının 2026'da daha da güçleneceğini ifade etti. Alkış, "Artık sadece poliçe kesen değil, risk yöneten, müşterisinin finansal danışmanı gibi çalışan, teknolojiyi hız için kullanan ama insani dokunuşu kaybetmeyen bir acente profili var. 2026 yılı, kendini geliştiren ve müşterisine değer katan acentelerin altın çağı olacak. TÜGAP olarak bu dönüşüme liderlik etmeye devam edeceğiz" dedi.

2026'da hedef: Ekonomik dayanıklılık

2026 projeksiyonlarını da paylaşan Alkış, sigorta sektörünün gayrisafi yurt içi hasıla içindeki payının artırılmasının Türkiye ekonomisi açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı. 2025'te 1,2 trilyon TL'ye ulaşan sektör hacminin yalnızca hasar ödemekle sınırlı olmadığını belirten Alkış, sigorta fonlarının uzun vadeli tasarruf ve sermaye piyasaları açısından kritik rol oynadığını söyledi.

Alkış, sözlerini şöyle tamamladı; "Sigorta sektörü artık sadece hasar ödeyen bir yapı değil; tasarrufu yöneten, sermaye piyasalarını besleyen ve ekonomik direnci artıran stratejik bir finansal güçtür. Türkiye'nin sürdürülebilir büyüme hedefinde sigortanın GSYH içindeki payı artırılmadıkça tam koruma mümkün değildir. 2026, güveni yönetenlerin yılı olacaktır."

Bu haber toplam 35 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Antalya Haberal | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.